WooCommerce vs. Shopify

Statista‘nın verilerine göre, 2021’de internetten yapılan satışlar %95 artacak ve 4.7 trilyon dolar’a ulaşacak. Yani kişiler, alışverişlerinin çok daha fazlasını cep telefonundan ve bilgisayardan yapacak.

Her girişimci, böylesine büyüyen bir pazar içerisinde yer alabilmek için araştırmalar yapıyor. Araştırma sonunda ise WooCommerce, Shopify, Opencart, Magento vb. gibi terimlere ulaşılıyor. Biz de, bu altyapı sağlayıcılarının arasında, WooCommerve ve Shopify arasındaki farkları öğrenebilmek adına kıyaslama yapacağız.

WooCommerce nedir?

WooCommerce, ilk kez WordPress için tema geliştiricisi WooThemes tarafından Eylül 2011 tarihinde piyasaya sürülmüştür. Platform olarak açık kaynak kodlu CMS* olan WordPress’i altyapı olarak kullanan WooCommerce, Mayıs 2015 tarihinde -ayrıca WordPress sağlayıcısı da olan- Automattic tarafından satın alınmıştır. WooCommerce, açık kaynak kodlu bir platform üzerine inşa edilmiş, e-ticaret altyapısı sağlayan WordPress eklentisidir.
*İçerik Yönetim Sistemi

WordPress kullanan işletme web siteleri doğal olarak WoCommerce’a eğilimlidir. Uyumluluk ve kullanım kolaylığı nedeniyle, birçok WordPress kullanıcısı WooCommerce tercih etmektedir. Online mağaza kurma ve ürün ekleme işlemleri oldukça basittir. WordPress tabanlı web sitenizde yazı veya resim ekleme sürecinden farkı yoktur.

Shopify nedir?

Shopify, 2004 yılında Kanada’da kullanıma sunulmuş olan bir e-ticaret altyapısı sağlayıcısıdır. Küçük işletmeler için, online mağaza yönetimini basitleştirmek için ortaya çıkmıştır. Ödemeler, nakliye, pazarlama, müşteri katılımına özel paketler sunarak, girişimcilere altyapı sağlamaktadır.

Shopify, 70’ten fazla ödeme ağ geçidini 50’den fazla dilde bulunan check-out’larla entegre eder (Stripe, Paypal vs. gibi) ve bu da dünyanın her yerinden müşterilere ürünlerinizi satmayı kolaylaştırır.

WooCommerce Kullanmanın Avantajları

  1. Kolay kurulum ve kodlamaya gerek olmaması,
    WordPress ve WooCommerce, online mağazanızı, internet ortamına fotoğraf yüklemekten çok daha zor olmayan işlemlerle açmanızı sağlar.
  2. Eklenti imkanının fazla olması
    Güvenlik, veri depolama, otomatik mail işlemleri, spam yönetimi vb. binlerce özellik için ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek binlerce eklenti mevcut.
  3. Tema Çeşitliliği ve Kolay Tasarım
    Bir kaç fare tıklaması sonucunda ücretsiz/ücretli temaların kurulumunu gerçekleştirebilirsiniz.
  4. Arama Motorlarına İndekslenmek
    WordPress eklentilerini kullanarak Google, Yandex vb. arama motorlarında üst sıralarda kendinize yer bulabilirsiniz.
  5. Kontrol Paneli Kullanımının Kolay Olması
    WordPress yönetim paneli sayesinde web sitenizde bir düzenlemeye gitmek istediğiniz zaman, sayfaların içerik yönetimi, görsel eklemek, butonların, formların ve çeşitli ayarlamaların düzenlenmesi hızlı bir şekilde gerçekleşebilecek adımlardır.
  6. Ücretsiz Olması
    WooCommerce kullanımı için hiçbir ücret ödemenize gerek yok. Bir çok eklenti, hizmet ve yazılımın ücretli aboneliklerinin olmasının yanı sıra ücretsiz paketler de mevcut.

Shopify Kullanmanın Avantajları

  1. Hızlı kurulum
    WooCommerce’de olduğu gibi, Shopify’da da hiçbir kodlama bilmeden online mağazanızı açabilirsiniz.
  2. Tüm İhtiyaçların Tek Çatıda Toplanmış Olması
    Ödeme yöntemleri, temalar, uygulama vb. online mağazacılık için tüm gerekli şeyler tek çatı altında.
  3. 14 Günlük Deneme Süresi
    Shopify, ücretli abonelik sunmakta. Ancak 14 günlük deneme süresi güzel bir imkan.
  4. Hosting , Sunucu ile Uğraşmanıza Gerek Yok
    Shopify, sunduğu abonelik paketi içerisinde bu tür işlemleri halletmekte.
  5. Güvenilirliğini Kanıtlamış Olması
    2017 başında 5 Milyar Dolar şirket değerine ulaşan Shopify, dünyanın en büyük bulut tabanlı e-ticaret altyapı sağlayıcısıdır.
  6. Yeni Satış Kanalları
    Dilerseniz Facebook mağazanızı Facebook sayfanızda açıp satış yapabilir, dilerseniz mevcut blog’unuza “satın al” düğmesi ekleyerek direkt satış imkanı kazanabilirsiniz.

WooCommerce Kullanmanın Dezavantajları

  1. İşlemciyi Fazla Yoruyor Olması
    Hostinginizi almadan önce dikkat etmeniz gereken en önemli unsurda bu yüzden hostinginizin CPU kullanımıdır. Olabildiğince yüksek CPU kullanım alanı bulunan hostingleri tercih etmenizi tavsiye ederim.
  2. Verilerinizin Gizliliği
    Son zamanlarda WordPress güvenlik sorunlarını yaptığı güvenlik sorunlarıyla çözüyor gibi gözükse de; adı çıkmış dokuza, inmez sekize.
  3. E-Ticaret
    WordPress alanının bir numarası olabilir. Ancak e-ticaret konusunda kesinlikle akla gelen başka isimler var.

Shopify Kullanmanın Dezavantajları

  1. Ücretli Abonelik
    Shopify, sunduğu hizmetler karşılığında satış yaptığınız ürünler üzerinden komisyon ve aylık $29 ücret talep etmektedir.
  2. Tema Problemi
    Bir çok tema seçeneği var gibi gözükse de, ücretli temaların ücretinin yanı sıra ücretsiz temaların azlığı problem yaratmakta.
  3. Sınırlı Raporlama Seçeneği
    Basit bir örnek: Ödemesini gerçekleştirmemiş bir müşteri, müşteri olarak sayılmayabiliyor. Bu 3. taraf uygulamalar tarafından yaptığınız analizlerin tutarlılığını etkileyebilir.

Sonuç

WooCommerce ve Shopify ile yaptığımız karşılaştırmayı bir sonuca bağlayacak olursak;

  • Kurulum kolaylığı açısından, hosting, sunucu bakımı, SSL gibi terimlerle uğraşmadan kurulum yapmanızı sağlayan Shopify’ın tercih edilmesi,
  • Maliyet açısından, hiçbir ücret ödemeden online mağazanızı açabilme imkanı sunan WooCommerce’un tercih edilmesi,
  • Kullanım Kolaylığı açısından incelendiğinde, WooCommerce’de ihtiyaçlarınızı karşılayacak eklentileri bulmakla uğraşmak yerine sürükle bırak kullanım arayüzü sayesinde Shopify’ın tercih edilmesi,
  • Ödeme Yöntemleri açısından yaklaştığımızda, her ne kadar komisyon alıyor olsa da, 70’ten fazla dilde sunduğu ödeme yöntemi ile Shopify tercihi,
  • Eklentiler ve Entegrasyonlar tarafında ise, 55.000’den daha fazla eklentiyi içerisinde barındıran WordPress tabanlı WooCommerce’nin tercih edilmesi doğru karar olacaktır.

Kişisel tercihim ise, daha çok özgürlükçü platformda, dilediğim hizmetleri kullanarak herhangi bir komisyon ödemeden online mağazamı açabileceğim WooCommerce’yi tercih etmek olacaktır.

WooCommerce, SSL, Hosting, sunucu yönetimi, optimizasyon, ödeme yöntemlerine başvurmak gibi süreçlerden geçerek online mağazanın açılmasına olanak sağlamaktadır. Eğer bunlara harcayacak bir zamanım ve teknik bilgim olmasaydı, bu hizmetlerin karşılığı olarak abonelik ücretini ödeyerek Shopify kullanmayı tercih ederdim.

İçerik Tasarımında İhtiyacı Belirmeye Yardım Eden 3 İpucu

İhtiyaçlar ve Maslow Piramidi

İhtiyaç deyince akla ilk kim gelir? Maslow. Maslow’un ihtiyaç hiyerarşisini bilirsiniz. En altta olan 1. adım fizyolojik ihtiyaçlar; yemek, içmek, uyumak gibi. Bedenimizin varlığını sürdüren şeyler. 2. adım güvenlik ihtiyacı; barınma, tehlikelerden korunma, güvenli yaşama gibi. 3. adım sevme, sevilme ihtiyacı; sosyal ihtiyaçlar, bir gruba ait olma, ilişki kurma gibi. 4. adım, saygınlık ihtiyacı; başarı elde etme, saygınlık kazanma, tanınma gibi. 5. adım kendini gerçekleştirme ihtiyacı ise, tüm alt kategorideki ihtiyaçlar karşılandıktan sonra kişinin kendini geliştirmesi, zorlu hedefleri başarması, performansı artırması ve yetenekleri gerçekleştirmesini kapsar. Peki, sizin neye ihtiyacınız var?

Bugün, yıllar önceki atalarımızdan çok daha fazla şeye ihtiyacımız var. İhtiyaçlarımız ve isteklerimiz zamanla çoğalmakta, karmaşıklaşmakta ve çeşitlenmekte. Bu durum hem özel hayatımızda hem iş hayatımızda geçerli. Maslow’un hiyerarşisinde de gördüğümüz gibi, bazılarımız ilişkilerini geliştirmeye, bazılarımızın başarı elde etmeye, zorlu hedeflere ulaşmaya, bazılarımızın da tüm potansiyelini kullanmaya, yeteneklerini gerçekleştirmeye ihtiyacı var ve daha nice ihtiyaç… İhtiyaçların şiddeti ya da karşılanmazsa yaratacakları acı birbirinden farklı. Bu acıların bir kısmını dindirmek eğitimle mümkün oluyor. Bu durum işletmeler için de geçerli. İşletmeler için tasarlanan eğitimlerde içerik tasarımında ihtiyaçlar nasıl belirleniyor bir bakalım.

İhtiyacı tespit etmeden eğitim tasarlayamazsınız! Bu yüzden içerik tasarımına başlamadan önce yapılması gereken ilk analiz, ihtiyaç analizidir.

İçerik Tasarımında İhtiyacı Belirmeye Yardım Eden 3 İpucu


Sorunları Ortaya Çıkarın
İhtiyaç analizinin öncelikle hedefi, işletmenin karşı karşıya kaldığı ihtiyaç ve sorunları ortaya çıkarmaktır. İşletmenin performans ihtiyacı, onun arkasındaki eğitim ihtiyacı, söz konusu eğitimin bileşenleri ve performansa etki yapan diğer eğitim dışı etken ve koşullar belirlenir. Beklenen koşullar ile var olan durum arasında ne gibi farklar var? Yani ihtiyacınız ne? Yeni yetkinlik kazandırmak mı istiyorsunuz? Ya da yapılan işin daha iyi yapılmasını mı? Bu tarz sorulara yanıt vererek sorunu ortaya çıkarabilirsiniz.

En Etkili Çözümü Bulun
Sorunun en etkin şekilde nasıl ortadan kaldırılacağına karar vermek çok önemlidir. Çözüm aranırken kritik bilgi, beceri ve yetenekler ile ilgili güncel analizlerin olması şart. İçerik, eğitimin hedefleri ile uyuşan bir şekilde en uygun yöntemlerle tasarlanırsa amacına hizmet eder. Yaratıcı fikirler ve doğru yöntemler kullanılması sorunun çözüme kavuşacağını ve sorunun arkasında yatan ihtiyacın karşılanacağını gösterir.

Çalışanların Nabzını Tutun
İhtiyaç analizinin önemli bir parçası da çalışanların sahip oldukları beceri düzeylerini tespit etmek, buradan hareketle kimlerin hangi eğitimi alması gerektiğini belirlemektedir. Bunu, anket, yüz yüze görüşme ve gözlem yapma gibi farklı yöntemler kullanarak yapabilirsiniz. Tespit ettiğiniz ihtiyaçlar, aynı zamanda her bireyin beklenen düzeyde performans gösterip göstermediği konusunda size bilgi verir.

Tasarlanan içerikler illa ki, bir iş ihtiyacına hizmet ederse kuruma ve bireye değer katar. Ancak unutmayalım ki eğitim ihtiyaç analizinin bu temel amaçların gerçekleşmesine olanak sağlayan çok önemli ve kritik bir yeri vardır.

Z Kuşağı Türkiye Araştırması Sonuçları

Teknoloji odaklı bir düşünce yapısı geliştiren Z kuşağı, iş dünyasına yeni bir soluk katmaya hazırlanıyor. Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz küresel araştırmaya göre, 1996 yılından sonra doğan ve Y Kuşağının ardından gelen Z Kuşağı, derin bir evrensel teknoloji anlayışının yanı sıra teknolojinin çalışma ve yaşama biçimlerimizi dönüştürme potansiyelinin de farkında.

Araştırmanın Türkiye sonuçlarına bakıldığında çarpıcı sonuçlar ortaya çıktığını dile getiren Genel Müdürümüz Sinan Dumlu, “Dünya çapındaki yaşıtlarına kıyasla çok daha özgüvenli ve teknolojoiye meraklı bir nesil Türkiye’de ortaya çıkıyor. Onlar için en son teknolojilerle çalışmak çok önemli ve belirleyici rol üstleniyor. İnsanların makinelerle birlikte entegre olarak çalışacağını düşünen bu nesil, kişisel veri güvenliğini de oldukça önemsiyor. Dijital dönüşüm ile birlikte yepyeni bir alanda rekabet edecek şirketlerin bu yeni çalışan nesline de uyum sağlaması rekabette ayakta kalmasının temellerinden birini oluşturuyor” dedi.

Dimensional Research tarafından Dell için Ağustos – Eylül 2018 arasında dünya çapında 17 ülkede 12 binden fazla lise ve lise sonrası okullara devam eden öğrencilerle yapılan çalışmanın Türkiye sonuçlarında öne çıkanlar şu şekilde:

Türkiye’deki Z Kuşağı Teknolojiyi Geliştiren Taraf Olmak İstiyor

Ülkemizdeki Z kuşağının yüzde 57’si dünya ortalamasını aşarak araştırma ve geliştirme gibi teknolojinin geliştirildiği alanlarda çalışmak istiyor.

En son teknolojilerle çalışmak bizim için belirleyici

Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 86’sı en son teknolojilerle çalışma konusunda ilgi göstererek tüm dünyadaki akranlarını geride bırakırken, ABD’deki akranlarına (yüzde 68) büyük fark attılar. Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 66’sı aynı koşulları sunan bir iş yerinde sağlanan teknolojinin iş tercihinde önemli yeri olduğunu belirtirken bu oran Amerika Birleşik Devletleri’nde yalnızca yüzde 37.

Teknoloji okur yazarlığında kendimize güvenimiz dünya zirvesinde

Türkiye’deki Z jenerasyonu, teknoloji okur yazarlığı düşünüldüğünde yeni teknolojileri iş ve özel yaşamına entegre etmede yüzde 47 oranında mükemmel olduğunu düşünüyor. İngiltere’deki akranlarının ise yalnızca yüzde 30’u aynı şekilde düşünürken, dünya ortalaması yüzde 33.

Teknoloji yeteneklerimize güveniyoruz ama tecrübe istenmesinden endişe ediyoruz

Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 57’si, okuldan mezun olduğunda işe girerken çalışanlarda aranan teknoloji yetenekleri konusunda kendine güveniyor. Fransa’da bu oran yalnızca yüzde 40. Ancak Türkiye’deki her iki Z jenerasyonuna dahil olan gençten biri okul bitip, işe başladığında çalışmadan tecrübe edinmek mümkün olmadığı halde çalışanlardan tecrübe istenmesinden endişe ediyor.

Her 3 gençten 1’i veri analizinde mükemmel olduğunu düşünüyor

Veri analizi ve sonuçları değerlendirme yeteneklerinde de Türkiye’deki gençlerin yüzde 32’si mükemmel olduğunu düşünürken, dünya ortalamasını (yüzde 23) geride bırakıyor. Makinelerin yapabileceği çözümleri düşünebilme ve ifade etme konusunda da Türkiye’deki gençler yüzde 27 ile dünya ortalamasının (yüzde 20) ve ABD’deki akranlarının (yüzde 19) üzerinde görüş veriyor.

Makinelerle birlikte çalışacağımızı düşünüyoruz

Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 53’ü insan ve makinelerin entegre bir ekip olarak çalışmasını bekleyerek bu alanda dünyanın en iyimser kitlesini oluşturdular.

Ebeveyn ya da arkadaşlardansa Youtube’a güveniyoruz

Dünya çapında Z jenerasyonu, ilk kez bir şey yapmaya ihtiyaç duyduklarında değişik gruplardan tavsiyeler almayı tercih ediyorlar. İngiltere’de ebeveynlere ya da daha yaşlı insanlara danışılırken, Fransa’da arkadaşlara güveniliyor. Türkiye’de ise Z jenerasyonu ilk kaynak olarak ve iş yerinde bir ihtiyacı olması durumunda YouTube videolarını tercih edeceğini belirtiyor.

Veri güvenliğini en çok biz önemsiyoruz ama en az biz dikkat ediyoruz

Teknolojiyi kullanırken kişisel verinin güvenliği Türkiye’deki Z jenerasyonu için (yüzde 61) dünya ortalamasının (yüzde 44) üzerinde önem taşırken, sosyal medya paylaşımlarına dikkat etmede (yüzde 61) ortalamanın (yüzde 72) gerisinde kalıyor.

İş arkadaşlarımızla telefonda iletişim kurmayı tercih ediyoruz

Türkiye’deki Z jenerasyonu iş arkadaşı ya da yöneticisiyle telefonda (yüzde 38) iletişim kurmayı tercih ederken, dünya ortalaması yalnızca yüzde 21. ABD’de bu oran yüzde 11’e kadar düşüyor. Dünyadaki Z jenerasyonun yüzde 43’ü, ABD’deki aynı jenerasyonun yüzde 47’si yüz yüze görüşmeyi tercih ederken, Türkiye’de bu oran sadece yüzde 31.

Orjinal kaynak: Z Kuşağı Türkiye Araştırması Sonuçları
https://blog.dellemc.com/tr-tr/z-kusagi-turkiye-arastirma-sonuclari/

2019’un muhtemel dijital trendleri

2019 yılında; 5G mobil uygulamaların yanı sıra; e-spor, online eğitim, yapay zeka destekli çözümler ve perakende gibi uygulamalar günlük hayatımızda daha çok duyacağımız terimler olacak.

5G Mobil Uygulamalar Geliyor

Şu an kullandığımız 4G (LTE) ağından çok daha hızlı hizmet vermesi planlanan 5G teknolojisini yakın zamanda yaygınlaştığını görmeye başlayacağız. 2019 yılı içerisinde 5G uygulamaları, dünyanın gelişmiş ülkelerinde yer bulacak. 2019 yılının son çeyreğine doğru ise, 5G destekli mobil cihazların tanıtılması bekleniyor.

Chatbotslar Yaygınlaşacak

“Yapay zeka formlarının hayatlarımıza girmesi” şeklinde tanımlayabileceğimiz Chatbotslar, yakın zamanda telefon ve bilgisayarları kullanma biçimimizi kesin olarak değiştirecek.
Chatbotslar, gelecekte kullanıcıların söylediklerini çok kısa sürede analiz edecek ve kullanıcıların isteklerini yerine getirmek için kullanıcılarını etkileyecek.

Akıllı Hoparlörler

Amazon Alexa, Google Home ve Apple HomePod gibi akıllı hoparlörler, son birkaç yıldır tüketici teknoloji pazarında bir yer edinmişti. Sorulan soruları yanıtlayabilme özelliği taşıyan, kablosuz, sesle kontrol edilebilen; çeşitli aplikasyonlar üzerinden müzik çalma, günlük haber özetlerini dinleyebilme, alarm kurma, yemek tarifi bilgileri alma, internet üzerinden sipariş verme vb. işlevleri yerine getirebilen akıllı hoparlörler, 2019 yılında daha da yaygınlaşacak.

E-Spor’a Yönelik Yatırımlar Artacak

Türkiye’de 4 milyon, dünya genelinde 200 milyon civarında oyuncusu bulunan ve mevcut hacmi 1 milyar dolara yaklaşan e-spor ekonomisinin yarattığı toplam hacmin önümüzdeki 3 yıl içerisinde 5 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Online Eğitim Alan Kişi Sayısı Artacak

Öğrenmede esneklik, düşük maliyet, kolay erişebilirlik ve animasyonlu öğrenme avantajlarıyla yaygınlaşan online eğitim sektörü, önümüzdeki yıl, dünya genelinde olacağı gibi Türkiye’de de büyümeye devam edecek.

Video İzleme Oranları Artacak

Video içerik pazarlaması günden güne gelişme gösteren bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Sanal gerçeklik çözümleri,  360 derece videolar ve canlı yayın içerikleri son yıllarda video içerik sektörlerine yeni bir soluk getirdi. Yenilikler, video izlenme oranlarının yeni yılda artacağının göstergesi.

Sesli Arama Özelliği Yaygınlaşacak

Kelime ile aramanın daha da gelişmiş hali olan ‘ses’ ile arama özelliği, e-ticaret sitelerinde arama opsiyonu olarak karşımıza çıkacak. Sesli arama özelliğinin 2019 yılı sonunda yaygınlaşması öngörülüyor.

Başarı mı? Başarısızlık mı?

Geçtiğimiz Cumartesi, 4. Akdeniz Bilişim Zirvesi’ndeydim.

3. Akdeniz Bilişim Zirvesi konuşmacılarından olan Özgür Akın, konuşmasının sonunda bir söz vererek, 4. Akdeniz Bilişim Zirvesi‘nde, Konya’da üretilen robotlarından getirecekti. Nitekim sözünü tuttu ve geçtiğimiz Cumartesi, ikisi ‘Mini Ada’ biri de ‘Ada GH6’ model 3 robot, sahneye çıkarılarak davetlilere tanıtıldı.

Özellikleri arasında dans etmek, sorulan sorulara cevap vermek ve sunum yapmak için bulunan robotlardan ‘Mini Ada’ modellerinden biri, kontrolden çıkarak sahneden düştü. Yaklaşık 1 metreden düşen 85 bin TL değerindeki Mini Ada’nın başı ve önündeki dijital ekran parçalandı. Bu durum, sosyal medyada çok konuşuldu; Akdeniz Bilişim Zirvesi de bu vesileyle Türkiye gündemine oturdu.

Bir anda, sosyal medyada gündem olan Mini Ada, Türkiye’yi de ikiye böldü. Bir tarafta, “robotları konuşuyor olmamızın bir başarı olduğunu” dile getirenler; bir yandan da “robotların düşmemesini sağlayamayacak kadar başarısız” beyanında bulunuldu. Bu durum bir yandan da Japon robot Asimo’yu hatırlattı.

Honda’nın üretmiş olduğu, yürüyen, merdiven çıkabilen (ve de merdiven inebilen) Asimo’nun düşüş anını bir hatırlayalım:

Sonuç olarak, dünya Endüstri 4.0’ı konuşurken, Asimo’nun memleketi olan Japonya, Japonya 5.0’ı konuşmakta. Tabi ki bunda teknolojinin, hep Japonya gündeminde kalıyor olmasının avantajı büyük. Bunu da Asimo ve diğer robotların ülkelerine yaptığı hizmetlere borçlular Japonlar.

“İyi de bizim Japonlar gibi mühendislerimiz yok!” demeyin. Eğer demeye de kalkışıyorsanız, bir kez daha baştan okuyun haberleri. Konyalı Robot diyoruz Mini Ada’ya ve diğer kardeşlerine. Öyle parçalarını da başka ülkelerden alıp Konya’da monte etmeli bir üretim değil. Yani; bizim de Japonlar gibi mühendislerimiz, bu tarz zirvelerde bulunan mühendis adaylarımız var.

Türkiye’nin; siyaset, futbol, eğlence(!) programları vb. gibi başı çeken gündemlerinin arasında böyle bir haberin, ilgi görmesi ayrıca sevinilecek bir durumdur. Robotlarımız da düşe kalka büyüyecekler.

Son olarak Emrah Kozan’ın konu ile ilgili attığı tweet’i paylaşmak istiyorum:

Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürler.

Proje Yöneticisi nedir? Ne iş yapar?

“Yönetim Bilişim Sistemleri nedir ve YBS mezunları ne iş yapar?” başlıklı yazıda YBS mezunlarının iş skalasını sizlerle paylaşmıştım. Özellikle bilişim ayağındaki meslek gruplarının detaylı tanıtımlarını blogumda paylaştım. Bu kez, YBS’nin işletme ayağından olan, “Proje Yöneticisi” ne iş yapıyormuş, birlikte bakalım.

Proje Yöneticisi nedir?

Proje yöneticisi, bir projenin başından sonuna kadar olan süreci yöneten kişilere verilen mesleki bir unvandır. Proje yöneticisi, proje üretimi sürecindeki her ayrıntıdan sorumludur denebilir. Projede çalışacak ekipleri kurar, ekipler arasındaki koordinasyonu sağlar ve bir projenin başarıyla tamamlanması için tüm sorumluluğu üzerine alabilecek beceriye sahiptir.

Proje yöneticisinin bağlı olduğu sektöre göre iş tanımı çeşitlenir. Örneğin inşaat sektöründeki bir proje yöneticisinin sorumlulukları farklı, bir reklam ajansında çalışan proje yöneticisinden beklenenler farklıdır. Proje yöneticisinin çalışma şekli, yarı zamanlı, tam zamanlı ya da proje bazlı olabilir.

Proje Yöneticisinin Görevleri

  • Proje sunumunu hazırlar
  • Proje için en uygun kişileri bulur.
  • Proje hakkında toplantılar düzenler.
  • Zaman yönetimini yapar belirler.
  • Performans kontrolü yapar.
  • Bütçe yönetimi yapar.
  • Projedeki değişikliklerin etkisini ölçümler.
  • Proje ekibi ile ilgili eğitim ve seminerleri seçer ya da düzenler.

Proje yönetimi ile ilgili eğitim almak isteyenler, özel kurumların hazırladığı programlara katılabilir. Bu kurumlar, katılımcılarına proje yönetimi uzmanlığı sertifikası verir.

4. Akdeniz Bilişim Zirvesi’ne doğru

Piksel Akademi tarafından düzenlenmekte olan ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilecek olan Akdeniz Bilişim Zirvesi; Antalya’dan, tüm Türkiye’ye yayılan bir bilişim rüzgarı başlatıyor. Geleceği günümüze taşıyan ve katılımcılarına müthiş bir inovasyon deneyimi yaşatan etkinliğin bu yıl dördüncüsü düzenleniyor.

8 Aralık 2018 Cumartesi günü Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek olan etkinlikte, uluslararası ve ulusal marka isimler ile, Yapay Zeka , İnsansı Robotlar, Endüstri 4.0, Siber Güvenlik, Dijital Para, Girişimcilik, Bilişimde Farkındalık, Algı Yönetimi, Dijital Pazarlama, Dijital Tasarım ve Yeni Nesil iş Modelleri gibi konular konuşulacak.

Bilişim uzmanları, çevre üniversite öğrencileri ve akademisyenlerden oluşan 2500 kişilik katılımcı profili ile, bölgenin en büyük etkinliği olma özelliği taşıyan Akdeniz Bilişim Zirvesi, teknoloji ve bilişimde farkındalık mottosuyla yola çıkan etkinliği konferans havasından çıkarıp bir bilişim festivaline dönüştürmeyi hedefliyor.

KAYIT İÇİN;

Akdeniz Bilişim Zirvesi, sektör profesyonellerinin, akademisyenler ve öğrencilerin ücretsiz olarak katılabileceği bir zirvedir. Katılımcılarımızın bilişim alanında en son teknolojileri ve dünya trendlerini yakalayabilecekleri bir ortam olan Akdeniz Bilişim Zirvesi’ne ücretsiz olarak bilet almak için tıklayın.

Etkinlik Bilgileri

Tarih: 8 Aralık 2018 8:00 AM – 8:00 PM
Yer: Mimar Sinan Kongre Merkezi – Kepez/Antalya

Etkinliğe kayıt olmak içineventbrite.com/e/akdeniz-bilisim-zirvesi-2018-tickets-52484117408

Detaylı bilgiye ulaşmak için: akdenizbilisimzirvesi.com/

PİKSEL AKADEMİ

 

WhatsApp reklam göstermeye hazırlanıyor

WhatsApp‘ı satın almak adına, 2014 yılında 16 milyar $ ödeme yapan Facebook, dünyanın en büyük sosyal ağı WhatsApp‘tan para kazanmayı planlıyor. WhatsApp‘a sonradan eklenen “Durum” özelliğinin reklam yayınlamak için kullanılacağı ortaya çıktı. Şirketten sızan bilgilere göre, uygulamanın ana gelir kaynağı “Durum” özelliğinden sağlanacak.

Durum özelliği esasında Hikayeler özelliğinin bir uzantısı olarak mesajlaşma uygulamasına dahil edilmişti. Şirketin bu “Durum” bölümünde reklam gösterme kararı pek sürpriz olmadı zira aynı şirket (Facebook), Instagram Hikayeler‘de zaten reklam gösteriyor ve bununla hatırı sayılır bir başarı elde etmişti.

WhatsApp Başkan Yardımcısı Chris Daniels, şirketin Durum sekmesinde reklam gösterimi yapacağına dair açıklamalarını yineledi. Deneyimli yönetici konuyla ilgili olarak “Bu şirket için ana para kazanma modeli olacak ve aynı zamanda işletmelerin WhatsApp’taki insanlara ulaşmaları için bir fırsat sunacak” dedi.

Github vs. Gitlab

Git nedir?

Git, Linus Torvalds tarafından tasarlanıp ve geliştirilmiş olup, yazdığımız projeleri veya uygulamaları, bilgisayarımızda ya da harici disklerde değil; internet üzerinde saklamamızı ve yönetmemizi sağlayan bir versiyon kontrol sistemidir.

GitHub nedir?

Github, sürüm kontrol sistemi olarak Git kullanan yazılım projeleri için bir depolama servisidir. Açık kaynak kodlu projeler için ücretsiz sürüm sunan Github, özel depolar için ücretli üyelik seçenekleri sunmakta. Ayrıca Github, öğrenciler için özel üyelik seçeneği “education” ile ücretsiz özel depo hizmeti vermekte:

education.github.com

GitLab nedir?

GitLab, GitHub’ın kullanıcılarına sağladığı işlevlerin tamamını sunan bir Git hizmetidir. Açık kaynak projelerinizi bu servis üzerinde ücretsiz olarak oluşturabilir ve yönetebilirsiniz. GitLab, ücretsiz sürümünde sunduğu, sadece kurum içi kullanıcıların erişebileceği bir GitLab servisi imkanı sunduğundan, daha çok firmalar tarafından tercih edilmektedir.

GitHub vs. GitLab

Felsefe

GitLab, profesyonel bir Git deposu yöneticisidir. Uygulamalarınızı test edebilmeniz adına bir çok araç sunar. Kendi sunucularında barındırabilme hakkı en büyük avantajı.
GitHub ise, daha çok sosyal ağ gibidir. Neredeyse her büyük açık kaynak kütüphanelerini, araç kitlerini ve frameworkleri içerisinde barındırır.

GitLab;

  • Güçlü CI araçları
  • Ücretli ve ücretsiz Docker kayıt defteri
  • Ücretsiz özel depolar gibi özellikler sunmaktadır ama;

Eğer sıfırdan bir proje kodlamaya başlayacaksanız, GitHub sizin için daha iyi bir seçenek olacaktır. GitHub, daha çok bir sosyal ağ gibidir. Bu özelliği sayesinde projeniz üzerinde yardım alabileceğiniz daha çok muhatap bulabilirsiniz.

Spotify Premium uygulaması makyaj tazeledi

Müzik severlerin, sevdikleri müziği keşfetmeleri ve daha çok keyif almaları için en iyi yolları aradığını belirten Spotify, ücretli aboneleri için geçerlitasarımsal değişiklikler yapacak.

Spotify Premium, bu değişikliklerle daha fazla kişisel ve sezgisel bir deneyim sunmak istiyor.

Güncellemenin ilk fark edildiği yer, uygulamanın navigasyon kısmı;

Önceki versiyonunda; “Ana Sayfa“, “Gözat“, “Arama“, “Radyo” ve “Kitaplığım” adında 5 adet gezinme düğmesi bulunan Spotify, bu fazlalılığın ortaya çıkardığı dağınıklıktan kurtulmak adına düğme sayısını 3’e indirdi: “Ana Sayfa“, “Arama” ve “Kitaplığım“.

Güncellemeden sonrasında “Keşif“, Arama tarafından desteklenirken, “Öneriler”, “Ana Sayfa“‘nın kapsamı altında bulunacak.

Radyo bölümü de revizyon aldı;

Güncelleme sayesinde, favori bir müzik grubu ya da şarkıcıyı aratabilir, hemen ardından “Artist Radio” çalma listelerinden birisini dinlemeye başlayabilirsiniz. Spotify Premium değişiklik notlarına göre; bu çalma listeleri, sizin zevkinize göre kişiselleştirilecek ve taze kalmak için sürekli güncellenecek.

Spotify, bu değişikliği yaparak, kullanıcıların düzinelerce çalma listesi oluşturması yerine, kişiselleştirilmiş radyoların kullanılmasını amaçlıyor.

Yeni versiyonunun dağıtımına başlayan Spotify, ayrıca, güncellemenin kendi sunucuları üzerinden yayınlanacağını, kullanıcıların herhangi bir “App Market” üzerinden güncelleme yapmalarına gerek olmadığını belirtiyor.

 

Spotify Premium güncelleme notları: newsroom.spotify.com/2018-10-18/whats-new-with-spotify-premium/
Ayrıca bakın;
Wear OS için Spotify: newsroom.spotify.com/2018-10-17/hello-wear-os-by-googletm-spotify-here/

Facebook ve FB Messenger’ın şaşırtıcı 2018 istatistikleri

Temel noktası insanların başka insanlarla iletişim kurması üzerine olan Facebook hakkında, son yıllarda yaşadığı veri ihlalleri soruşturmalarından dolayı, büyük oranlarda kullanıcılarını kaybettiği düşünülse de, istatistikler hiç oralı değil. İnternet aleminde, tam anlamıyla paralel bir internet alemi oluşturmuş olan Facebook büyümeye devam ediyor.

Blog yazarı Sibel Hoş‘un derlediği, Facebook’un, 2018 yılına ait istatistikleri;

  • Facebook aylık aktif kullanıcı sayısı: 2.234 milyar.
  • Facebook günlük aktif kullanıcı sayısı: 1.471 milyar.
  • Facebook kullanıcılarının %66’sı her gün Facebook kullanıyor.
  • Her gün dijitalde geçirilen sürenin %3’ü Facebook’ta geçiyor. (11.04.2018)
  • 16-64 yaş arası Facebook kullanıcılarının %23’ü, Facebook’a günde bir kereden fazla giriş yapıyor.
  • Facebook Stories’in (Hikayeleri) günlük aktif kullanıcı sayısı: 150 milyon. (13.08.2018)
  • Facebook Events (Etkinlik) kullanıcı sayısı: 700 milyon. (06.08.2018)
  • Aktif Facebook kullanıcılarının %51 ‘i, Facebook’u günde birkaç kez ziyaret ediyor. (01.03.2018)
  • Facebook mobil aylık aktif kullanıcı sayısı: 1.74 milyar. (01.02.2017)
  • Facebook mobil günlük aktif kullanıcı sayısı: 1.15 milyar. (01.02.2017)
  • Facebook reklam gelirlerinin %89’u mobil reklamlardan geliyor. (31.01.2018)
  • Facebook’taki işletme sayfalarının sayısı: 80 milyon. (03.05.2018)
  • Canlı video yayınladığında Facebook’taki etkileşim oranı %600 artıyor. (22.01.2018)
  • Bir işletme canlı video yayınladığında Facebook’taki etkileşim oranı %31 artıyor. (22.01.2018)
  • Facebook’ta 4 milyon reklam veren var. (10.02.2017)
  • Global dijital reklam pazarının %19.7’si Facebook’ ait. (28.03.2018)

Ayrıca, Facebook kullanıcıları arasında mesajlaşabilmemiz için Facebook aplikasyonundan ayrı olarak aplikasyonunu indirmemiz gereken Facebook Messenger’ın şaşırtıcı istatistikleri:

  • 1.3 milyar kişi Facebook Messenger kullanıyor. (13.12.2017)
  • Messenger Kids indirilme sayısı: 1.4 milyon. (13.08.2018)
  • Yaklaşık 20 milyon sayfa mesajlaşma uygulamasını kullanıyor. (31.05.2017)
  • Facebook Messenger’ı aylık aktif kullananlar dünya nüfusunun %11’ini oluşturuyor. (07.01.2016)
  • Her ay Facebook Messenger’dan 17 milyar fotoğraf gönderiliyor. (21.11.2017)
  • Her ay 400 milyon kişi Facebook Messenger’dan video arama yapıyor. (01.02.2017)
  • Facebook Messenger’da işletmeler ve kişiler arasında aylık ortalama 8 milyarlık mesaj trafiği oluyor. (01.05.2018)
  • Aylık aktif Facebook kullanıcılarının %64’ü Messenger kullanıyor. (12.04.2017)
  • 60 milyon işletme Facebook Messenger kullanıyor. (04.18.2017)
  • Facebook Messenger’da her gün 5 milyarın üzerinde emoji gönderiliyor. (17.07.2017)
  • Facebook Messenger’da her dakika ortalama 25 bin GIF gönderiliyor. (14.06.2017)
  • Facebook Messenger’daki en popüler reaksiyon: Love.

Bu istatistiklerin arkaplanında, kullanıcıların, her hareketinin izlenildiğini düşünmemek elde değil.

İstatistikler, kişisel blog yazarı olan Sibel Hoş tarafından derlenmiştir.
Buradan kişisel blog sayfasına göz atabilirsiniz.

Network (Ağ) mühendisi ne iş yapar?

Bilgisayarın, hayatın her alanına girmesiyle birlikte, gerek ofis içinde, gerekse daha geniş bir fiziksel alan içinde, var olan bilgi kaynaklarının diğer sistemlerle uyumlu bir şekilde entegrasyonu önem kazanmaya başlamıştır. Hedef, bilgisayarda üretilen bilginin ortak bir havuzda toplanarak daha rasyonel kullanılmasıdır. Buna ilaveten, ana elektronik gücün daha rasyonel kullanılması esas sorunu oluşturacaktır. Maliyet unsurlarının minimize edilerek bilgiye daha ucuz ve yaygın şekilde ulaşılmak istenmesi ve bilgi sistemleri arasındaki bağlantının kurulmasının zorunlu hale gelmesi network mühendislerine duyulan ihtiyacı artıracaktır.

Network mühendisi, bilgisayar ağırlıklı sistemler arasında, en uygun haberleşme yöntemini saptar (En uygun network ağını seçer). Sistemi kurar ve işletime açar.

İyi bir network mühendisi olabilmek için analitik düşünme yeteneğine ve yaratıcı bir kişiliğe sahip olmak gerekmektedir. İyi bir network mühendisi, ekip çalışmasına yatkın ve insan ilişkilerinde başarılı olmalıdır.

Görev ve Faaliyetleri

  • Ağ konusundaki fiziksel bağlantılar, 2. Katman ve 3. katman topolojilerini tasarlamak ve uygulamak
  • DNS, DHCP, Firewall, Saldırı Önleme Sistemleri ve Proxy Sunucu desteği tasarlamak ve uygulamak.
  • Ağ performansı ölçümlerini analiz etmek.
  • Ağ tasarımlarının Servis Seviyesi Anlaşmaları ile uyumlu olmasını sağlamak.
  • Ağ tasarım standartlarına teşvik etmek ve uygulamak.
  • OSPF, BGP, HSRP, VRRP, Spanning Tree ve Etherchannel gibi teknolojileri tasarlamak ve uygulamak.
  • QOS(Quality of Service – Servis Kalitesi) politikasını tasarlamak ve uygulamak.
  • Ağ donanımını yükseltmek ve değiştirmek.

Network mühendisleri, başta finans sektörü olmak üzere bilgisayar ağına geçmeyi planlayan, çok şube ile çalışan tüm işletmelerde çalışabilirler.

Network mühendislerinin, bilgisayar mühendisliği veya elektronik mühendisliği formasyonuna sahip olmaları gerektiği düşünülse de son yıllarda yönetim bilişim sistemleri bölümü mezunlarının da network mühendisi (uzmanı) olarak çalıştığı görülmektedir.

Kullanılan Kaynaklar
Bilişimde Kariyer: goo.gl/pz8ndB
Görsel: bandarit.com/support