Etiket arşivi: öneriler

WooCommerce vs. Shopify

Statista‘nın verilerine göre, 2021’de internetten yapılan satışlar %95 artacak ve 4.7 trilyon dolar’a ulaşacak. Yani kişiler, alışverişlerinin çok daha fazlasını cep telefonundan ve bilgisayardan yapacak.

Her girişimci, böylesine büyüyen bir pazar içerisinde yer alabilmek için araştırmalar yapıyor. Araştırma sonunda ise WooCommerce, Shopify, Opencart, Magento vb. gibi terimlere ulaşılıyor. Biz de, bu altyapı sağlayıcılarının arasında, WooCommerve ve Shopify arasındaki farkları öğrenebilmek adına kıyaslama yapacağız.

WooCommerce nedir?

WooCommerce, ilk kez WordPress için tema geliştiricisi WooThemes tarafından Eylül 2011 tarihinde piyasaya sürülmüştür. Platform olarak açık kaynak kodlu CMS* olan WordPress’i altyapı olarak kullanan WooCommerce, Mayıs 2015 tarihinde -ayrıca WordPress sağlayıcısı da olan- Automattic tarafından satın alınmıştır. WooCommerce, açık kaynak kodlu bir platform üzerine inşa edilmiş, e-ticaret altyapısı sağlayan WordPress eklentisidir.
*İçerik Yönetim Sistemi

WordPress kullanan işletme web siteleri doğal olarak WoCommerce’a eğilimlidir. Uyumluluk ve kullanım kolaylığı nedeniyle, birçok WordPress kullanıcısı WooCommerce tercih etmektedir. Online mağaza kurma ve ürün ekleme işlemleri oldukça basittir. WordPress tabanlı web sitenizde yazı veya resim ekleme sürecinden farkı yoktur.

Shopify nedir?

Shopify, 2004 yılında Kanada’da kullanıma sunulmuş olan bir e-ticaret altyapısı sağlayıcısıdır. Küçük işletmeler için, online mağaza yönetimini basitleştirmek için ortaya çıkmıştır. Ödemeler, nakliye, pazarlama, müşteri katılımına özel paketler sunarak, girişimcilere altyapı sağlamaktadır.

Shopify, 70’ten fazla ödeme ağ geçidini 50’den fazla dilde bulunan check-out’larla entegre eder (Stripe, Paypal vs. gibi) ve bu da dünyanın her yerinden müşterilere ürünlerinizi satmayı kolaylaştırır.

WooCommerce Kullanmanın Avantajları

  1. Kolay kurulum ve kodlamaya gerek olmaması,
    WordPress ve WooCommerce, online mağazanızı, internet ortamına fotoğraf yüklemekten çok daha zor olmayan işlemlerle açmanızı sağlar.
  2. Eklenti imkanının fazla olması
    Güvenlik, veri depolama, otomatik mail işlemleri, spam yönetimi vb. binlerce özellik için ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek binlerce eklenti mevcut.
  3. Tema Çeşitliliği ve Kolay Tasarım
    Bir kaç fare tıklaması sonucunda ücretsiz/ücretli temaların kurulumunu gerçekleştirebilirsiniz.
  4. Arama Motorlarına İndekslenmek
    WordPress eklentilerini kullanarak Google, Yandex vb. arama motorlarında üst sıralarda kendinize yer bulabilirsiniz.
  5. Kontrol Paneli Kullanımının Kolay Olması
    WordPress yönetim paneli sayesinde web sitenizde bir düzenlemeye gitmek istediğiniz zaman, sayfaların içerik yönetimi, görsel eklemek, butonların, formların ve çeşitli ayarlamaların düzenlenmesi hızlı bir şekilde gerçekleşebilecek adımlardır.
  6. Ücretsiz Olması
    WooCommerce kullanımı için hiçbir ücret ödemenize gerek yok. Bir çok eklenti, hizmet ve yazılımın ücretli aboneliklerinin olmasının yanı sıra ücretsiz paketler de mevcut.

Shopify Kullanmanın Avantajları

  1. Hızlı kurulum
    WooCommerce’de olduğu gibi, Shopify’da da hiçbir kodlama bilmeden online mağazanızı açabilirsiniz.
  2. Tüm İhtiyaçların Tek Çatıda Toplanmış Olması
    Ödeme yöntemleri, temalar, uygulama vb. online mağazacılık için tüm gerekli şeyler tek çatı altında.
  3. 14 Günlük Deneme Süresi
    Shopify, ücretli abonelik sunmakta. Ancak 14 günlük deneme süresi güzel bir imkan.
  4. Hosting , Sunucu ile Uğraşmanıza Gerek Yok
    Shopify, sunduğu abonelik paketi içerisinde bu tür işlemleri halletmekte.
  5. Güvenilirliğini Kanıtlamış Olması
    2017 başında 5 Milyar Dolar şirket değerine ulaşan Shopify, dünyanın en büyük bulut tabanlı e-ticaret altyapı sağlayıcısıdır.
  6. Yeni Satış Kanalları
    Dilerseniz Facebook mağazanızı Facebook sayfanızda açıp satış yapabilir, dilerseniz mevcut blog’unuza “satın al” düğmesi ekleyerek direkt satış imkanı kazanabilirsiniz.

WooCommerce Kullanmanın Dezavantajları

  1. İşlemciyi Fazla Yoruyor Olması
    Hostinginizi almadan önce dikkat etmeniz gereken en önemli unsurda bu yüzden hostinginizin CPU kullanımıdır. Olabildiğince yüksek CPU kullanım alanı bulunan hostingleri tercih etmenizi tavsiye ederim.
  2. Verilerinizin Gizliliği
    Son zamanlarda WordPress güvenlik sorunlarını yaptığı güvenlik sorunlarıyla çözüyor gibi gözükse de; adı çıkmış dokuza, inmez sekize.
  3. E-Ticaret
    WordPress alanının bir numarası olabilir. Ancak e-ticaret konusunda kesinlikle akla gelen başka isimler var.

Shopify Kullanmanın Dezavantajları

  1. Ücretli Abonelik
    Shopify, sunduğu hizmetler karşılığında satış yaptığınız ürünler üzerinden komisyon ve aylık $29 ücret talep etmektedir.
  2. Tema Problemi
    Bir çok tema seçeneği var gibi gözükse de, ücretli temaların ücretinin yanı sıra ücretsiz temaların azlığı problem yaratmakta.
  3. Sınırlı Raporlama Seçeneği
    Basit bir örnek: Ödemesini gerçekleştirmemiş bir müşteri, müşteri olarak sayılmayabiliyor. Bu 3. taraf uygulamalar tarafından yaptığınız analizlerin tutarlılığını etkileyebilir.

Sonuç

WooCommerce ve Shopify ile yaptığımız karşılaştırmayı bir sonuca bağlayacak olursak;

  • Kurulum kolaylığı açısından, hosting, sunucu bakımı, SSL gibi terimlerle uğraşmadan kurulum yapmanızı sağlayan Shopify’ın tercih edilmesi,
  • Maliyet açısından, hiçbir ücret ödemeden online mağazanızı açabilme imkanı sunan WooCommerce’un tercih edilmesi,
  • Kullanım Kolaylığı açısından incelendiğinde, WooCommerce’de ihtiyaçlarınızı karşılayacak eklentileri bulmakla uğraşmak yerine sürükle bırak kullanım arayüzü sayesinde Shopify’ın tercih edilmesi,
  • Ödeme Yöntemleri açısından yaklaştığımızda, her ne kadar komisyon alıyor olsa da, 70’ten fazla dilde sunduğu ödeme yöntemi ile Shopify tercihi,
  • Eklentiler ve Entegrasyonlar tarafında ise, 55.000’den daha fazla eklentiyi içerisinde barındıran WordPress tabanlı WooCommerce’nin tercih edilmesi doğru karar olacaktır.

Kişisel tercihim ise, daha çok özgürlükçü platformda, dilediğim hizmetleri kullanarak herhangi bir komisyon ödemeden online mağazamı açabileceğim WooCommerce’yi tercih etmek olacaktır.

WooCommerce, SSL, Hosting, sunucu yönetimi, optimizasyon, ödeme yöntemlerine başvurmak gibi süreçlerden geçerek online mağazanın açılmasına olanak sağlamaktadır. Eğer bunlara harcayacak bir zamanım ve teknik bilgim olmasaydı, bu hizmetlerin karşılığı olarak abonelik ücretini ödeyerek Shopify kullanmayı tercih ederdim.

YBS Okuyanların İzlemesi Gereken Film ve Diziler

Yönetim Bilişim Sistemleri, konu çeşitliliği bakımından oldukça geniş bir alanı kapsıyor. Bu yüzden birçok konuda az da olsa bilgi sahibi olmamız gerekmekte. Örneğin; pazarlama da bilmeliyiz, teknoloji de, ekonomi de, tasarım da. Biz de AkdeMIS olarak sizlere bilgilerimizi  aktararak fayda sağlamayı kendimize misyon edindiğimizden, hem yönetim hem bilişim alanından her konuda filmleri-dizileri sizler için derledim ve 8 film,  3 diziden oluşan bir liste haline getirdim. Siz de önerilerinizi yorumlarda belirtebilirsiniz. Liste sizlerle…

İlk Filmimiz: Snowden

Kimileri için sadece Joseph Gordon’ın oynadığı için bile izlenebilir nitelikte olan film, siber güvenlik meselesini Edward Snowden’ın gerçek hayattan uyarlama hikayesi ile kaliteli bir şekilde anlatması açısından en sevdiğim filmler arasındadır. Filmi izledikten sonra teknolojik aletlere bakış açınız değişecek ve büyük ihtimal ilk işiniz bir bant ile laptopunuzun kamerasını kapatmak olacaktır. Fragmanına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İkinci Film: Who Am I

Bu yazıyı okuyanların çoğunun izlediğiniz düşündüğüm bu film en havalı hacker filmlerinden biri.  Film Deep web ortamını iyi bir şekilde anlatıp siber şuç çetelerinin macerasını eğlenceli bir şekilde aktarıyor. Filmi izledikten sonra bilgisayarıma sanal bir linux sistemi kurmak ve kodlarla klasör oluşturmaktan ileriye gidememek hobilerim arasındadır 🙂 Film youtube’da mevcut buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Üçüncü Film: Enigma

Benedict Cumberbatch’in başrolde olduğu ve Benedict’in Sherlockvari, dahi bir karakteri canlandırdığı, ikinci dünya savaşı sırasında İngilizler tarafından Almanların şifrelerini kırmak üzere oluşturulan bilim insanlarından oluşan topluluğun Enigma adında ilk bilgisayarlardan birini yapmasını konu alan biyografi tadında bu film gerçekten etkileyici. Akıl Oyunları filmini izlediyseniz, ki izlemediyseniz izlemenizi öneririm o filmi sevdiyseniz bu filmi de seversiniz. Bu film de youtube’da mevcut buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Dördüncü Film: Umudunu Kaybetme (The Pursuit of Happyness)

Motivasyon filmleri denince akla gelen ilk filmlerden biri olan Umudunu Kaybetme, pes etmemenin başarıya ulaştıracağını anlatan her şeye rağmen hayalinden vazgeçmemeyi konu edinen muhteşem bir film. İzlemenizi tavsiye ederim filmin fragmanına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beşinci Film: The Terminal

Tom Hanks’in oynadığı komedi türünde olan bu yapımın konusu oldukça ilginç. Bir adam uçakla bir ülkeye seyahat ediyor ve yolculuk sırasında ülkesinde iç savaş nedeniyle darbe oluyor. Bu yüzden pasaportu geçersiz sayılan adam indiği havalimanında mahsur kalıyor. Pasaportu geçersiz sayıldığı için ülkeye giriş yapamıyor, savaş yaşandığı için de ülkesine dönemiyor ve ingilizce bilmeyen bu adamın başına terminalde gelmeyen kalmıyor. Eğer kaliteli bir komedi filmi arıyorsanız mutlaka izlemelisiniz. Günümüz dünyasında ingilizce bilmemenin ne gibi zorluklara yol açabileceğini anlatan film ders niteliğinde. Buraya tıklayarak fragmana ulaşabilirsiniz.

Altıncı Film: Sıkıysa Yakala (Catch Me if You Can)

Leonado DiCaprio’nun başrol oynadığı bu film iletişim ve ikna üzerine yoğunlaşıyor. 19 yaşında Frank’in yalan söyleyerek ve insanları yalanına inandırarak uçak pilotluğuna kadar uzanan macerasını ve bir detektifle (Tom Hanks) kovalamaca öyküsünü anlatan bu film sadece bu iki usta aktörlerin performansları için bile izlenebilir. Filme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu arada bonus olarak, Leonardo DiCapriyo’un bir diğer motivasyon filmi olan Para Avcısı’nı da öneririm eğlenceli bir filmdir.

Yedinci Film: Upgrade

Geçen yıl çıkan ve hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğüm bir film Upgrade. Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesi gibi günümüzde popüler olan bir konuyu iyi bir şekilde işleyen bu film; felç olan bir adamın bir stem adında yapay zekalı bir çip yardımıyla hareket etmesi ve kendini o hale düşürenlerden intikam almasını anlatan güzel bir film. Sonunda yaptığı ters köşe ile izlediğim filmler arasında en iyi sona sahip film olduğunu rahatça söyleyebilirim. Filmin fragmanını buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Son Film: Chef

Diyeceksiniz ki bir aşçılık filminin Yönetim Bilişimle alakası ne, şöyle anlatayım film iyi bir aşçının çalıştığı yerden istifa edip bir karavanla kendi işini kurmasını anlatıyor. Film hem eğlendiriyor hem de motivasyon sağlıyor. Film youtube’da mevcut izlemek için buraya tıklayın.

İlk Dizi: Black Mirror

Zaman zaman tekrara girse de, teknoloji ve ilerlediği yolu iyi bir şekilde aktaran bu yapım sanat niteliğinde. Toplamda 4 sezon olan bu dizinin her bölümünü izlemenize gerek yok, birbirinde bağımsız ama ana temanın teknoloji olduğu bu yapımın sadece en iyi bölümlerini, hikayesini beğendiklerinizi izleyebilirsiniz.

İkinci Dizi: The IT Crowd

En sevdiğim diziler arasında yer alan bu dizi, şirketin bilgi işlem departmanında çalışan üç arkadaşın yaşadıklarını konu alan yer yer kahkaha attıran kaliteli bir komedi dizisi. 20 dakikadan oluşan bölümleri sayesinde çerezlik dizi kategorisine giren dizimiz izlenmeye değer.

Son Dizi: Mr. Robot

Sanırım Mr. Robot suz bir dizi listesi düşünülemezdi. Siber Güvenlik ve Hack konusunu iyi bir şekilde işleyen bu film Rami Malek’in ilgi çekici karakteri ile de iyi bir atmosfer yaratıyor. Sadece ilk sezonunu izlediğim bu diziye devam etmeyi düşünüyorum. İzlemenizi de tavsiye ederim. İyi seyirler…

Bu yazının aslına ve daha fazlası için akdemis.org‘a göz atın.

 

Proje Yöneticisi nedir? Ne iş yapar?

“Yönetim Bilişim Sistemleri nedir ve YBS mezunları ne iş yapar?” başlıklı yazıda YBS mezunlarının iş skalasını sizlerle paylaşmıştım. Özellikle bilişim ayağındaki meslek gruplarının detaylı tanıtımlarını blogumda paylaştım. Bu kez, YBS’nin işletme ayağından olan, “Proje Yöneticisi” ne iş yapıyormuş, birlikte bakalım.

Proje Yöneticisi nedir?

Proje yöneticisi, bir projenin başından sonuna kadar olan süreci yöneten kişilere verilen mesleki bir unvandır. Proje yöneticisi, proje üretimi sürecindeki her ayrıntıdan sorumludur denebilir. Projede çalışacak ekipleri kurar, ekipler arasındaki koordinasyonu sağlar ve bir projenin başarıyla tamamlanması için tüm sorumluluğu üzerine alabilecek beceriye sahiptir.

Proje yöneticisinin bağlı olduğu sektöre göre iş tanımı çeşitlenir. Örneğin inşaat sektöründeki bir proje yöneticisinin sorumlulukları farklı, bir reklam ajansında çalışan proje yöneticisinden beklenenler farklıdır. Proje yöneticisinin çalışma şekli, yarı zamanlı, tam zamanlı ya da proje bazlı olabilir.

Proje Yöneticisinin Görevleri

  • Proje sunumunu hazırlar
  • Proje için en uygun kişileri bulur.
  • Proje hakkında toplantılar düzenler.
  • Zaman yönetimini yapar belirler.
  • Performans kontrolü yapar.
  • Bütçe yönetimi yapar.
  • Projedeki değişikliklerin etkisini ölçümler.
  • Proje ekibi ile ilgili eğitim ve seminerleri seçer ya da düzenler.

Proje yönetimi ile ilgili eğitim almak isteyenler, özel kurumların hazırladığı programlara katılabilir. Bu kurumlar, katılımcılarına proje yönetimi uzmanlığı sertifikası verir.

4. Akdeniz Bilişim Zirvesi’ne doğru

Piksel Akademi tarafından düzenlenmekte olan ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilecek olan Akdeniz Bilişim Zirvesi; Antalya’dan, tüm Türkiye’ye yayılan bir bilişim rüzgarı başlatıyor. Geleceği günümüze taşıyan ve katılımcılarına müthiş bir inovasyon deneyimi yaşatan etkinliğin bu yıl dördüncüsü düzenleniyor.

8 Aralık 2018 Cumartesi günü Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek olan etkinlikte, uluslararası ve ulusal marka isimler ile, Yapay Zeka , İnsansı Robotlar, Endüstri 4.0, Siber Güvenlik, Dijital Para, Girişimcilik, Bilişimde Farkındalık, Algı Yönetimi, Dijital Pazarlama, Dijital Tasarım ve Yeni Nesil iş Modelleri gibi konular konuşulacak.

Bilişim uzmanları, çevre üniversite öğrencileri ve akademisyenlerden oluşan 2500 kişilik katılımcı profili ile, bölgenin en büyük etkinliği olma özelliği taşıyan Akdeniz Bilişim Zirvesi, teknoloji ve bilişimde farkındalık mottosuyla yola çıkan etkinliği konferans havasından çıkarıp bir bilişim festivaline dönüştürmeyi hedefliyor.

KAYIT İÇİN;

Akdeniz Bilişim Zirvesi, sektör profesyonellerinin, akademisyenler ve öğrencilerin ücretsiz olarak katılabileceği bir zirvedir. Katılımcılarımızın bilişim alanında en son teknolojileri ve dünya trendlerini yakalayabilecekleri bir ortam olan Akdeniz Bilişim Zirvesi’ne ücretsiz olarak bilet almak için tıklayın.

Etkinlik Bilgileri

Tarih: 8 Aralık 2018 8:00 AM – 8:00 PM
Yer: Mimar Sinan Kongre Merkezi – Kepez/Antalya

Etkinliğe kayıt olmak içineventbrite.com/e/akdeniz-bilisim-zirvesi-2018-tickets-52484117408

Detaylı bilgiye ulaşmak için: akdenizbilisimzirvesi.com/

PİKSEL AKADEMİ

 

Medium’un ilk kitabı: The Big Disruption

Twitter’ın kurucu ortağı Evan Williams tarafından geliştirilen blog platformu Medium üzerinden ücretsiz okuyabileceğiniz ilk uzun metrajlı roman yayımlandı.

Söz konusu olan kitap, Google’ın eski PR başkanı Jessica Powell  tarafından yazılan  “The Big Disruption”. Fast Company‘ye göre , Powell kitap anlaşmasından elde edilen geliri #YesWeCode’a bağışlayacak.

“Not long ago, it was Jessica Powell’s job to defend Silicon Valley. And while the events in her satire are purposefully and hilariously over the top, her diagnosis of Silicon Valley’s cultural stagnancy is so spot on that it’s barely contestable.”

–Farhad Manjoo, The New York Times

Medium sayfasındaki açıklamalara göre kitap, Slikon Vadisi’nin önemli bir şirketindeki iş yaşamının hicivli bir anlatımının ürünü. Ayrıca bir “kickass” açılış çizgisine sahip: “The only animal left standing was a one-eyed sea lion named Fred.”

The Big Disruption adlı kitap, yayımlanmış olduğu platform, (Medium) abonelerine özeldir. Medium abonesi iseniz ya da Medium’un her kullanıcısına sunduğu, “bir aylık makale okuma limitini*” geçmediyseniz ücretsiz abonelik sayesinde okuyabilirsiniz.
*Medium, ücretsiz paketinde, her kullanıcısına her ay okuyabileceği makale sayısı limiti koyuyor.

Söz konusu içeriğe disruption.medium.com bağlantısı üzerinden ulaşabilir, Medium aplikasyonları üzerinden kitabı okuyabilirsiniz.

 

Network (Ağ) mühendisi ne iş yapar?

Bilgisayarın, hayatın her alanına girmesiyle birlikte, gerek ofis içinde, gerekse daha geniş bir fiziksel alan içinde, var olan bilgi kaynaklarının diğer sistemlerle uyumlu bir şekilde entegrasyonu önem kazanmaya başlamıştır. Hedef, bilgisayarda üretilen bilginin ortak bir havuzda toplanarak daha rasyonel kullanılmasıdır. Buna ilaveten, ana elektronik gücün daha rasyonel kullanılması esas sorunu oluşturacaktır. Maliyet unsurlarının minimize edilerek bilgiye daha ucuz ve yaygın şekilde ulaşılmak istenmesi ve bilgi sistemleri arasındaki bağlantının kurulmasının zorunlu hale gelmesi network mühendislerine duyulan ihtiyacı artıracaktır.

Network mühendisi, bilgisayar ağırlıklı sistemler arasında, en uygun haberleşme yöntemini saptar (En uygun network ağını seçer). Sistemi kurar ve işletime açar.

İyi bir network mühendisi olabilmek için analitik düşünme yeteneğine ve yaratıcı bir kişiliğe sahip olmak gerekmektedir. İyi bir network mühendisi, ekip çalışmasına yatkın ve insan ilişkilerinde başarılı olmalıdır.

Görev ve Faaliyetleri

  • Ağ konusundaki fiziksel bağlantılar, 2. Katman ve 3. katman topolojilerini tasarlamak ve uygulamak
  • DNS, DHCP, Firewall, Saldırı Önleme Sistemleri ve Proxy Sunucu desteği tasarlamak ve uygulamak.
  • Ağ performansı ölçümlerini analiz etmek.
  • Ağ tasarımlarının Servis Seviyesi Anlaşmaları ile uyumlu olmasını sağlamak.
  • Ağ tasarım standartlarına teşvik etmek ve uygulamak.
  • OSPF, BGP, HSRP, VRRP, Spanning Tree ve Etherchannel gibi teknolojileri tasarlamak ve uygulamak.
  • QOS(Quality of Service – Servis Kalitesi) politikasını tasarlamak ve uygulamak.
  • Ağ donanımını yükseltmek ve değiştirmek.

Network mühendisleri, başta finans sektörü olmak üzere bilgisayar ağına geçmeyi planlayan, çok şube ile çalışan tüm işletmelerde çalışabilirler.

Network mühendislerinin, bilgisayar mühendisliği veya elektronik mühendisliği formasyonuna sahip olmaları gerektiği düşünülse de son yıllarda yönetim bilişim sistemleri bölümü mezunlarının da network mühendisi (uzmanı) olarak çalıştığı görülmektedir.

Kullanılan Kaynaklar
Bilişimde Kariyer: goo.gl/pz8ndB
Görsel: bandarit.com/support

 

Xammp nedir? Xammp nasıl kurulur?

XAMPP, ücretsiz ve açık kaynaklı olarak geliştirilen, kolayca yüklenerek hazır hale getirilebilen bir web sunucusu yazılım paketidir.

Xammp’ın diğer sanal web sunucularından farkı nedir?

XAMPP’ın diğer web sunucusu türleri olan LAMP, MAMP ve WAMP’dan en büyük farkı, içerisinde barındırdığı yazılım elemanlarının farklılığı ve XAMPP’ın çapraz platformlu yani tüm işletim sistemleri üzerinde çalıştırılabilir olmasıdır.

XAMPP, diğer web sunucularından farklı olarak içerisinde web sunucusu için Apache, veritabanı yönetimi için MariaDB, geliştirme içinse PHP ve Perl’i barındırır. Taşıdığı bu özellikler ve kolay kullanımı sayesinde diğer sanal web sunucuları yerine tercih edilebilir.

Xammp Kurulumu

Xammp, çapraz platform destekli yazılım olduğu için her işletim sisteminde farklı kurulum adımları izlemek gerekebilmekte. Bu nedenle, kullanıcı, aşağıdaki 3 ayrı kurulum anlatımından kendisine uygun olanını seçerek, kurulum talimatlarını inceleyebilir.

Windows için Xammp Kurulumu

İndirdiğiniz Xammp yazılım paketini, kurmak istediğiniz disk sürücüsü dizinine (Genellikle C:) çıkartın. Ardından “setup_xampp.bat” dosyasını çalıştırarak kurulumu tamamlayın. Eğer dilerseniz XAMPP paketi içerisinde yer alan Installer’ı da kullanarak kurulumu tamamlayabilirsiniz.

Linux için Xammp Kurulumu

Kullandığınız Linux işletim sistemine ve işlemci mimarisine uygun yazılım paketini dosyasını indirin. Kurulum başlatıcı dosyanın dosya izinlerini terminal yardımıyla 755 olacak şekilde ayarlayın. Bu ayarlamayı yapmak için;

chmod 755 xampp-linux-*-installer.run

Komutunu kullanabilirsiniz. Daha sonra kurulumu başlatmak için aşağıdaki komutu kullanabilirsiniz;

sudo ./xampp-linux-*-installer.run

kurulum işlemi tamamlandığında tüm gerekli dosyalar /opt/lampp dizinin içerisine gelecektir.

MacOS için XAMMP Kurulumu

İndirdiğiniz DMG uzantılı dosya imajını çalıştırın, ardından kurulum yardımcısına çift tıklayarak kurulum işleminin başlamasını sağlayın. Kurulum tamamlandığında XAMMP, tüm dosyalarıyla birlikte Applications/XAMPP klasörünün içerisinde yer alacaktır.

Xammp İndir

Xammp’ı, kendi işletim sistemi ve işlemci mimarisine uygun indirmek için buraya tıklayarak Xammp’ın resmi sitesine ulaşabilirsiniz. Ayrıca, sitede bulunan “What’s Included” yazısına tıklayarak, indirmek istediğiniz yazılım paketi içerisindeki özellikleri inceleyebilirsiniz.

Blog sahiplerine veri analiz tavsiyeleri

Bu yazıda paylaşacağım hizmetlerin bir kısmı her türden site sahibinin işine yarar ama belki de başlığı ‘WordPress blog sahiplerine’ diye güncellemek gerekirdi (nimet adres sormaz ki?).

Google Analytics kullanmayan site var mı bilmiyorum. Sayfalarınıza ekleyeceğiniz tek bir satır ile site siteniz ve ziyaretçileriniz hakkında istemediğiniz kadar derin ve çeşitli bilgiler sunan ücretsiz bir araç. Standart hali yeterince iyi ama işi biraz daha geliştirmek isteyenler için ücretli / ücretsiz yüzlerce ek de var. Bu yazıda işinize yarayacağını düşündüğüm Analytics tabanlı birkaç yeni nesil hizmetten bahsedeceğim.

Google Analytics Dashboard

Google Analytics Dashboard adlı (ücretsiz) WordPress eklentisi bu kodu sayfalarınıza otomatik olarak eklemenizi, WordPress yönetici ekranında detaylı bir özet ekranı yerleştirmenizi ve yeni nesil Analytics kod ayarlarını kolayca yapabilmenizi sağlıyor. Kendi sitesinde detaylı açıklamalarını (ve başka güzel eklentileri) bulabilirsiniz.

Xtra.ga

Bu ücretsiz hizmet Google Analytics’in rapor sayfalarını mümkün olduğunca sadeleştirip her gün size (ya da belirleyeceğiniz bir gruba) özel formatlı bir e-posta şeklinde yolluyor. Kaç kişi ziyaret etmiş, hangi platformları kullanıyorlar, hangi siteler üstünden ve anahtar kelimelerle sayfanıza gelmişler gibi pek çok bilgiyi bir gün öncesiyle kıyaslayarak inceleyebilirsiniz.

Her site için kullanabileceğiniz güzel bir seçenek. Deneyin derim.

See your visitors

Google Analytics ve benzeri hizmetler sitenizdeki trafiği özetleme konusunda başarılılar ancak o an neler olduğuna dair en ilginç sonuçları see your visitors veriyor.

Hizmete (ücretsiz) üye olduktan sonra sayfanıza ekleyeceğiniz bir satır kod sayesinde bu hizmet -adından da anlayacağınız gibi- o an sitenizde insanlar nereye tıklıyor, nelere bakıyor bir heatmap ile gösteriyor. Böylece sitenizde ne ilgi çekiyor, ne çekmiyor inceleme fırsatı yakalıyorsunuz.

Yönetim ekranını açtığınızda sitenizin görüntüsü üstündeki renk değişimlerini gözlemlemek hipnotize edici bir hal alıyor. Uyarmış olayım 🙂

Qunb

Bir başka Analytics özetleme ve görselleştirme aracı daha. Analytics hesabınızı bağladıktan sonra blog, e-ticaret, haber sitesi gibi hangi tip bir site olduğunuzu seçtikten sonra aşağıda görebileceğiniz senaryolarla analiz verilerinizi görselleştirebiliyorsunuz (tıklayıp büyütebilirsiniz).

Kesinlikle harika ama ne yazık ki ücretli bir seçenek (ücretsiz bir deneme sürümü de var). Detayları sitesinden inceleyebilirsiniz.

Levers

Büyük veri (big data) kavramını duymamış olamazsınız. Bu aralar cümle içinde kullanmayanı dövüyorlar. Anlamıyla niyeti arasında farklar barındıran bir kavram. Anlamı adından anlaşılıyor. Ama onu anlamlı hale getiren şey koca veri yığınları içinden anlamlı bir veri çıkarıp bunu stratejiye dökmek. Yoksa hepimizin hayat boyu izleye, dinleye bitiremeyeceği dijital şarkı, türkü, film arşivi de büyük bir veri oluşturuyor.

Levers hizmeti bağladığınız Google Analytics verilerini inceleyerek gelecekte trafiğinizin nasıl şekilleneceğini öngörüyor. Bu hizmetin kısa bir süre sonra büyük bir satın alıma sahne olacağını düşünüyorum. Levers ücretsiz ancak ön kayıt gerektiriyor. Onay için sabırlı olmakta fayda var, kuyruk uzun!

MoreMetrics

Google Analytics ve bağlı hizmetler sitenize ait performansınızı ölçüyor. Peki ya sosyal medya? MoreMetrics adlı ücretsiz hizmet birkaç basit adımla sosyal medya hesaplarınızın performanısını da Analytics üstünden takip edebilmenizi sağlıyor. Şu an için Twitter, Facebok sayfaları, Youtube, Instagram ve Google+’ı ekleyebiliyorsunuz.


Zaman bazındaki iniş çıkışları gözlemlemek için kesinlikle akıllıca bir seçenek.

Faydalı olması dileğiyle.

Blog sahiplerine veri analiz tavsiyeleri