Z Kuşağı Türkiye Araştırması Sonuçları

Teknoloji odaklı bir düşünce yapısı geliştiren Z kuşağı, iş dünyasına yeni bir soluk katmaya hazırlanıyor. Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz küresel araştırmaya göre, 1996 yılından sonra doğan ve Y Kuşağının ardından gelen Z Kuşağı, derin bir evrensel teknoloji anlayışının yanı sıra teknolojinin çalışma ve yaşama biçimlerimizi dönüştürme potansiyelinin de farkında.

Araştırmanın Türkiye sonuçlarına bakıldığında çarpıcı sonuçlar ortaya çıktığını dile getiren Genel Müdürümüz Sinan Dumlu, “Dünya çapındaki yaşıtlarına kıyasla çok daha özgüvenli ve teknolojoiye meraklı bir nesil Türkiye’de ortaya çıkıyor. Onlar için en son teknolojilerle çalışmak çok önemli ve belirleyici rol üstleniyor. İnsanların makinelerle birlikte entegre olarak çalışacağını düşünen bu nesil, kişisel veri güvenliğini de oldukça önemsiyor. Dijital dönüşüm ile birlikte yepyeni bir alanda rekabet edecek şirketlerin bu yeni çalışan nesline de uyum sağlaması rekabette ayakta kalmasının temellerinden birini oluşturuyor” dedi.

Dimensional Research tarafından Dell için Ağustos – Eylül 2018 arasında dünya çapında 17 ülkede 12 binden fazla lise ve lise sonrası okullara devam eden öğrencilerle yapılan çalışmanın Türkiye sonuçlarında öne çıkanlar şu şekilde:

Türkiye’deki Z Kuşağı Teknolojiyi Geliştiren Taraf Olmak İstiyor

Ülkemizdeki Z kuşağının yüzde 57’si dünya ortalamasını aşarak araştırma ve geliştirme gibi teknolojinin geliştirildiği alanlarda çalışmak istiyor.

En son teknolojilerle çalışmak bizim için belirleyici

Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 86’sı en son teknolojilerle çalışma konusunda ilgi göstererek tüm dünyadaki akranlarını geride bırakırken, ABD’deki akranlarına (yüzde 68) büyük fark attılar. Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 66’sı aynı koşulları sunan bir iş yerinde sağlanan teknolojinin iş tercihinde önemli yeri olduğunu belirtirken bu oran Amerika Birleşik Devletleri’nde yalnızca yüzde 37.

Teknoloji okur yazarlığında kendimize güvenimiz dünya zirvesinde

Türkiye’deki Z jenerasyonu, teknoloji okur yazarlığı düşünüldüğünde yeni teknolojileri iş ve özel yaşamına entegre etmede yüzde 47 oranında mükemmel olduğunu düşünüyor. İngiltere’deki akranlarının ise yalnızca yüzde 30’u aynı şekilde düşünürken, dünya ortalaması yüzde 33.

Teknoloji yeteneklerimize güveniyoruz ama tecrübe istenmesinden endişe ediyoruz

Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 57’si, okuldan mezun olduğunda işe girerken çalışanlarda aranan teknoloji yetenekleri konusunda kendine güveniyor. Fransa’da bu oran yalnızca yüzde 40. Ancak Türkiye’deki her iki Z jenerasyonuna dahil olan gençten biri okul bitip, işe başladığında çalışmadan tecrübe edinmek mümkün olmadığı halde çalışanlardan tecrübe istenmesinden endişe ediyor.

Her 3 gençten 1’i veri analizinde mükemmel olduğunu düşünüyor

Veri analizi ve sonuçları değerlendirme yeteneklerinde de Türkiye’deki gençlerin yüzde 32’si mükemmel olduğunu düşünürken, dünya ortalamasını (yüzde 23) geride bırakıyor. Makinelerin yapabileceği çözümleri düşünebilme ve ifade etme konusunda da Türkiye’deki gençler yüzde 27 ile dünya ortalamasının (yüzde 20) ve ABD’deki akranlarının (yüzde 19) üzerinde görüş veriyor.

Makinelerle birlikte çalışacağımızı düşünüyoruz

Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 53’ü insan ve makinelerin entegre bir ekip olarak çalışmasını bekleyerek bu alanda dünyanın en iyimser kitlesini oluşturdular.

Ebeveyn ya da arkadaşlardansa Youtube’a güveniyoruz

Dünya çapında Z jenerasyonu, ilk kez bir şey yapmaya ihtiyaç duyduklarında değişik gruplardan tavsiyeler almayı tercih ediyorlar. İngiltere’de ebeveynlere ya da daha yaşlı insanlara danışılırken, Fransa’da arkadaşlara güveniliyor. Türkiye’de ise Z jenerasyonu ilk kaynak olarak ve iş yerinde bir ihtiyacı olması durumunda YouTube videolarını tercih edeceğini belirtiyor.

Veri güvenliğini en çok biz önemsiyoruz ama en az biz dikkat ediyoruz

Teknolojiyi kullanırken kişisel verinin güvenliği Türkiye’deki Z jenerasyonu için (yüzde 61) dünya ortalamasının (yüzde 44) üzerinde önem taşırken, sosyal medya paylaşımlarına dikkat etmede (yüzde 61) ortalamanın (yüzde 72) gerisinde kalıyor.

İş arkadaşlarımızla telefonda iletişim kurmayı tercih ediyoruz

Türkiye’deki Z jenerasyonu iş arkadaşı ya da yöneticisiyle telefonda (yüzde 38) iletişim kurmayı tercih ederken, dünya ortalaması yalnızca yüzde 21. ABD’de bu oran yüzde 11’e kadar düşüyor. Dünyadaki Z jenerasyonun yüzde 43’ü, ABD’deki aynı jenerasyonun yüzde 47’si yüz yüze görüşmeyi tercih ederken, Türkiye’de bu oran sadece yüzde 31.

Orjinal kaynak: Z Kuşağı Türkiye Araştırması Sonuçları
https://blog.dellemc.com/tr-tr/z-kusagi-turkiye-arastirma-sonuclari/

İşkoliklik ve Organizasyon İçerisinde İşkolizm

İşkolizm, aşırı çalışma ve işe/çalışmaya karşı bağımlılık olarak tanımlanmaktadır.

Oates tarafından; kompulsif ve kontrol edilemeyen bir şekilde sürekli çalışma ihtiyacı olarak tanımlanmıştır. İşkolikliği tanımlamada, çalışma süresini kriter olarak kabul eden araştırmacılar da vardır: Araştırmacılara göre; Haftada en az 50 saat çalışan kişiler işkolik olarak değerlendirmektedir.

Statista’nın 2015 yılı verilerine göre;

Türkiye’de çalışan insanların %23.3’ü, haftalık 60 saat ve üzeri boyunca çalışıyor.

İşkoliklik, çalışma yaşamı ve üretim açısından olumlu bir kavram olarak, hatta; İYİ BİR BAĞIMLILIK olarak nitelendirilse de genellikle; OLUMSUZ bir kavram olarak kabul edilmektedir.

İŞE ADANMIŞLIK ve İŞKOLİKLİK

İşe gönülden adanma ve işkoliklik birbirinden farklı kavramlardır. Her iki durumda da; Çok çalışma söz konusudur ancak gönülden çalışanlarda İÇSEL BİR MOTİVASYON söz konusu iken, işkolikler için çalışmak istemeseler dahi İÇSEL BİR ZORLAMA söz konusudur.

  • İşle ilgili aşırı zihinsel uğraş,
  • İş ve çalışmaya aşırı zaman ayırma,
  • Çalışmadığı zamanlarda yoksunluk belirtileri,
  • Çalışmaya yönelik olarak içten gelen bir baskı ve zorlanma hissetme,
  • Aşırı çalışma yüzünden ilişkilerinde ve özel yaşamında sıkıntılar yaşama,
  • Çalışabilmek için aile üyelerine, arkadaşlarına ve çevresine yalan söyleme,
  • Çalıştığını diğer insanlardan saklama ihtiyacı ve
  • Sosyal etkinliklere, eğlenceye ve uykuya harcanan zamanın boşa harcandığını düşünmek gibi durumlar,
    işkolikliği, işe gönülden bağlı olma konusundan ayıran hususlardır.

Ayrıca; işkolik kişiler de diğer çok çalışanlar gibi, yapılan işten motivasyon duymak ile beraber işten duydukları memnuniyetlik duygusu işkoliklerde narkotik bir etki göstermektedir. İşkolikler, bu narkotik etkiyi sürekli hissedebilmek için devamlı çalışırlar.

İŞKOLİKLİK BİR HASTALIK MIDIR?

İşkolik olan kişilerde psiko-sosyal işlevlerde bozulma görüldüğü için; psikolojik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. İşkoliklik hayatınızı etkileyen ve size zarar veren bir durum haline gelmişse bu aşamada hastalık kesinleşmiştir.

İŞKOLİKLİK ve TÜKENMİŞLİK

Yapılan araştırmalara göre işkoliklik düzeyindeki artışın;

  • Zihinsel
  • Fiziksel
  • Duygusal
  • Davranışsal

tükenmişliği arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Yani;
işkoliklik ile tükenmişlik arasındaki ilişkinin doğru orantılı olduğunu varsayabiliriz.

İŞKOLİKLİK TİPLERİ

İşkolizm, kişinin işe karşı tutumu ile ilgili olup, kişinin işe yüklediği anlam, işe motive olmasının nedenleri, işten elde ettiği doyum, işe karşı gösterdiği ilgi vb. faktörlere bağlı olarak farklı işkoliklik tiplerini ortaya çıkarmaktadır

  • Gerçek işkolik
  • Durumsal işkolik
  • Sözde işkolik
  • Hayalperest işkolik

olarak 4 adet işkoliklik tipi vardır.

SPENCE VE ROBBİNS İŞKOLİK TİPOLOJİSİ

ORGANİZASYON İÇERİSİNDE İŞKOLİZM

İşkoliklik davranışı gösteren çalışanlar kısa dönemde birçok başarılı çalışma ile organizasyona katkılar sağlarken, uzun dönemde;

  • Fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar,
  • Stres,
  • Odaklanamama,
  • Dikkat eksikliği,
  • Kronik yorgunluk,
  • İşten ayrılma isteği,
  • İşe karşı zamanla isteksizlik,
  • İşten kaçma ve işe geç kalma

gibi belirtilerle organizasyonun verimsizliğine neden olmakta, bu durum organizasyonun maliyetlerini arttırmaktadır.

İŞKOLİKLİK ÖNLENEBİLİR Mİ?

İşkoliklik, aynı alanı paylaşan kişiler arasında yayılan bulaşıcı bir hastalık özelliği göstermektedir. Organizasyonlarda işkolizmin önlenmesi için;

  • Kişisel Danışmanlık
  • Aile Terapisti
  • İşyeri Politikaları

gibi uygulamaların gerekliliği şarttır.

İŞKOLİKLİĞİN ÖNLENMESİ İÇİN İŞYERİ POLİTİKALARI

İşkolik çalışanların, organizasyon üzerinde yarattığı olumsuz etkiler, iş devir oranlarının incelenmesi ve performans değerlendirme sonuçları aracılığıyla ölçümlenebilir. Bu bağlamda, organizasyonların işkoliklik davranışının olumsuzluğundan kurtulabilecek bir kurumsal iyileştirme programını uygulamaya koyması gerekmektedir.

Organizasyonun insan kaynakları biriminin çalışan destek sistemini kurum politikalarına dahil ederek, işlerlik kazandırması işkolik çalışanların sayısının azalmasını sağlayabilir.

Organizasyonda koçluk sisteminin yerleştirilmesi ile çalışanlarla ilgilenme düzeyini arttırarak, çalışan davranışlarının daha iyi değerlendirmesine olanak tanınabilir. Böylece işkolik çalışanların belirlenerek, destek sağlanması mümkün olabilir.

Başarı mı? Başarısızlık mı?

Geçtiğimiz Cumartesi, 4. Akdeniz Bilişim Zirvesi’ndeydim.

3. Akdeniz Bilişim Zirvesi konuşmacılarından olan Özgür Akın, konuşmasının sonunda bir söz vererek, 4. Akdeniz Bilişim Zirvesi‘nde, Konya’da üretilen robotlarından getirecekti. Nitekim sözünü tuttu ve geçtiğimiz Cumartesi, ikisi ‘Mini Ada’ biri de ‘Ada GH6’ model 3 robot, sahneye çıkarılarak davetlilere tanıtıldı.

Özellikleri arasında dans etmek, sorulan sorulara cevap vermek ve sunum yapmak için bulunan robotlardan ‘Mini Ada’ modellerinden biri, kontrolden çıkarak sahneden düştü. Yaklaşık 1 metreden düşen 85 bin TL değerindeki Mini Ada’nın başı ve önündeki dijital ekran parçalandı. Bu durum, sosyal medyada çok konuşuldu; Akdeniz Bilişim Zirvesi de bu vesileyle Türkiye gündemine oturdu.

Bir anda, sosyal medyada gündem olan Mini Ada, Türkiye’yi de ikiye böldü. Bir tarafta, “robotları konuşuyor olmamızın bir başarı olduğunu” dile getirenler; bir yandan da “robotların düşmemesini sağlayamayacak kadar başarısız” beyanında bulunuldu. Bu durum bir yandan da Japon robot Asimo’yu hatırlattı.

Honda’nın üretmiş olduğu, yürüyen, merdiven çıkabilen (ve de merdiven inebilen) Asimo’nun düşüş anını bir hatırlayalım:

Sonuç olarak, dünya Endüstri 4.0’ı konuşurken, Asimo’nun memleketi olan Japonya, Japonya 5.0’ı konuşmakta. Tabi ki bunda teknolojinin, hep Japonya gündeminde kalıyor olmasının avantajı büyük. Bunu da Asimo ve diğer robotların ülkelerine yaptığı hizmetlere borçlular Japonlar.

“İyi de bizim Japonlar gibi mühendislerimiz yok!” demeyin. Eğer demeye de kalkışıyorsanız, bir kez daha baştan okuyun haberleri. Konyalı Robot diyoruz Mini Ada’ya ve diğer kardeşlerine. Öyle parçalarını da başka ülkelerden alıp Konya’da monte etmeli bir üretim değil. Yani; bizim de Japonlar gibi mühendislerimiz, bu tarz zirvelerde bulunan mühendis adaylarımız var.

Türkiye’nin; siyaset, futbol, eğlence(!) programları vb. gibi başı çeken gündemlerinin arasında böyle bir haberin, ilgi görmesi ayrıca sevinilecek bir durumdur. Robotlarımız da düşe kalka büyüyecekler.

Son olarak Emrah Kozan’ın konu ile ilgili attığı tweet’i paylaşmak istiyorum:

Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürler.

4. Akdeniz Bilişim Zirvesi’ne doğru

Piksel Akademi tarafından düzenlenmekte olan ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilecek olan Akdeniz Bilişim Zirvesi; Antalya’dan, tüm Türkiye’ye yayılan bir bilişim rüzgarı başlatıyor. Geleceği günümüze taşıyan ve katılımcılarına müthiş bir inovasyon deneyimi yaşatan etkinliğin bu yıl dördüncüsü düzenleniyor.

8 Aralık 2018 Cumartesi günü Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek olan etkinlikte, uluslararası ve ulusal marka isimler ile, Yapay Zeka , İnsansı Robotlar, Endüstri 4.0, Siber Güvenlik, Dijital Para, Girişimcilik, Bilişimde Farkındalık, Algı Yönetimi, Dijital Pazarlama, Dijital Tasarım ve Yeni Nesil iş Modelleri gibi konular konuşulacak.

Bilişim uzmanları, çevre üniversite öğrencileri ve akademisyenlerden oluşan 2500 kişilik katılımcı profili ile, bölgenin en büyük etkinliği olma özelliği taşıyan Akdeniz Bilişim Zirvesi, teknoloji ve bilişimde farkındalık mottosuyla yola çıkan etkinliği konferans havasından çıkarıp bir bilişim festivaline dönüştürmeyi hedefliyor.

KAYIT İÇİN;

Akdeniz Bilişim Zirvesi, sektör profesyonellerinin, akademisyenler ve öğrencilerin ücretsiz olarak katılabileceği bir zirvedir. Katılımcılarımızın bilişim alanında en son teknolojileri ve dünya trendlerini yakalayabilecekleri bir ortam olan Akdeniz Bilişim Zirvesi’ne ücretsiz olarak bilet almak için tıklayın.

Etkinlik Bilgileri

Tarih: 8 Aralık 2018 8:00 AM – 8:00 PM
Yer: Mimar Sinan Kongre Merkezi – Kepez/Antalya

Etkinliğe kayıt olmak içineventbrite.com/e/akdeniz-bilisim-zirvesi-2018-tickets-52484117408

Detaylı bilgiye ulaşmak için: akdenizbilisimzirvesi.com/

PİKSEL AKADEMİ

 

WhatsApp reklam göstermeye hazırlanıyor

WhatsApp‘ı satın almak adına, 2014 yılında 16 milyar $ ödeme yapan Facebook, dünyanın en büyük sosyal ağı WhatsApp‘tan para kazanmayı planlıyor. WhatsApp‘a sonradan eklenen “Durum” özelliğinin reklam yayınlamak için kullanılacağı ortaya çıktı. Şirketten sızan bilgilere göre, uygulamanın ana gelir kaynağı “Durum” özelliğinden sağlanacak.

Durum özelliği esasında Hikayeler özelliğinin bir uzantısı olarak mesajlaşma uygulamasına dahil edilmişti. Şirketin bu “Durum” bölümünde reklam gösterme kararı pek sürpriz olmadı zira aynı şirket (Facebook), Instagram Hikayeler‘de zaten reklam gösteriyor ve bununla hatırı sayılır bir başarı elde etmişti.

WhatsApp Başkan Yardımcısı Chris Daniels, şirketin Durum sekmesinde reklam gösterimi yapacağına dair açıklamalarını yineledi. Deneyimli yönetici konuyla ilgili olarak “Bu şirket için ana para kazanma modeli olacak ve aynı zamanda işletmelerin WhatsApp’taki insanlara ulaşmaları için bir fırsat sunacak” dedi.

Spotify Premium uygulaması makyaj tazeledi

Müzik severlerin, sevdikleri müziği keşfetmeleri ve daha çok keyif almaları için en iyi yolları aradığını belirten Spotify, ücretli aboneleri için geçerlitasarımsal değişiklikler yapacak.

Spotify Premium, bu değişikliklerle daha fazla kişisel ve sezgisel bir deneyim sunmak istiyor.

Güncellemenin ilk fark edildiği yer, uygulamanın navigasyon kısmı;

Önceki versiyonunda; “Ana Sayfa“, “Gözat“, “Arama“, “Radyo” ve “Kitaplığım” adında 5 adet gezinme düğmesi bulunan Spotify, bu fazlalılığın ortaya çıkardığı dağınıklıktan kurtulmak adına düğme sayısını 3’e indirdi: “Ana Sayfa“, “Arama” ve “Kitaplığım“.

Güncellemeden sonrasında “Keşif“, Arama tarafından desteklenirken, “Öneriler”, “Ana Sayfa“‘nın kapsamı altında bulunacak.

Radyo bölümü de revizyon aldı;

Güncelleme sayesinde, favori bir müzik grubu ya da şarkıcıyı aratabilir, hemen ardından “Artist Radio” çalma listelerinden birisini dinlemeye başlayabilirsiniz. Spotify Premium değişiklik notlarına göre; bu çalma listeleri, sizin zevkinize göre kişiselleştirilecek ve taze kalmak için sürekli güncellenecek.

Spotify, bu değişikliği yaparak, kullanıcıların düzinelerce çalma listesi oluşturması yerine, kişiselleştirilmiş radyoların kullanılmasını amaçlıyor.

Yeni versiyonunun dağıtımına başlayan Spotify, ayrıca, güncellemenin kendi sunucuları üzerinden yayınlanacağını, kullanıcıların herhangi bir “App Market” üzerinden güncelleme yapmalarına gerek olmadığını belirtiyor.

 

Spotify Premium güncelleme notları: newsroom.spotify.com/2018-10-18/whats-new-with-spotify-premium/
Ayrıca bakın;
Wear OS için Spotify: newsroom.spotify.com/2018-10-17/hello-wear-os-by-googletm-spotify-here/

Facebook ve FB Messenger’ın şaşırtıcı 2018 istatistikleri

Temel noktası insanların başka insanlarla iletişim kurması üzerine olan Facebook hakkında, son yıllarda yaşadığı veri ihlalleri soruşturmalarından dolayı, büyük oranlarda kullanıcılarını kaybettiği düşünülse de, istatistikler hiç oralı değil. İnternet aleminde, tam anlamıyla paralel bir internet alemi oluşturmuş olan Facebook büyümeye devam ediyor.

Blog yazarı Sibel Hoş‘un derlediği, Facebook’un, 2018 yılına ait istatistikleri;

  • Facebook aylık aktif kullanıcı sayısı: 2.234 milyar.
  • Facebook günlük aktif kullanıcı sayısı: 1.471 milyar.
  • Facebook kullanıcılarının %66’sı her gün Facebook kullanıyor.
  • Her gün dijitalde geçirilen sürenin %3’ü Facebook’ta geçiyor. (11.04.2018)
  • 16-64 yaş arası Facebook kullanıcılarının %23’ü, Facebook’a günde bir kereden fazla giriş yapıyor.
  • Facebook Stories’in (Hikayeleri) günlük aktif kullanıcı sayısı: 150 milyon. (13.08.2018)
  • Facebook Events (Etkinlik) kullanıcı sayısı: 700 milyon. (06.08.2018)
  • Aktif Facebook kullanıcılarının %51 ‘i, Facebook’u günde birkaç kez ziyaret ediyor. (01.03.2018)
  • Facebook mobil aylık aktif kullanıcı sayısı: 1.74 milyar. (01.02.2017)
  • Facebook mobil günlük aktif kullanıcı sayısı: 1.15 milyar. (01.02.2017)
  • Facebook reklam gelirlerinin %89’u mobil reklamlardan geliyor. (31.01.2018)
  • Facebook’taki işletme sayfalarının sayısı: 80 milyon. (03.05.2018)
  • Canlı video yayınladığında Facebook’taki etkileşim oranı %600 artıyor. (22.01.2018)
  • Bir işletme canlı video yayınladığında Facebook’taki etkileşim oranı %31 artıyor. (22.01.2018)
  • Facebook’ta 4 milyon reklam veren var. (10.02.2017)
  • Global dijital reklam pazarının %19.7’si Facebook’ ait. (28.03.2018)

Ayrıca, Facebook kullanıcıları arasında mesajlaşabilmemiz için Facebook aplikasyonundan ayrı olarak aplikasyonunu indirmemiz gereken Facebook Messenger’ın şaşırtıcı istatistikleri:

  • 1.3 milyar kişi Facebook Messenger kullanıyor. (13.12.2017)
  • Messenger Kids indirilme sayısı: 1.4 milyon. (13.08.2018)
  • Yaklaşık 20 milyon sayfa mesajlaşma uygulamasını kullanıyor. (31.05.2017)
  • Facebook Messenger’ı aylık aktif kullananlar dünya nüfusunun %11’ini oluşturuyor. (07.01.2016)
  • Her ay Facebook Messenger’dan 17 milyar fotoğraf gönderiliyor. (21.11.2017)
  • Her ay 400 milyon kişi Facebook Messenger’dan video arama yapıyor. (01.02.2017)
  • Facebook Messenger’da işletmeler ve kişiler arasında aylık ortalama 8 milyarlık mesaj trafiği oluyor. (01.05.2018)
  • Aylık aktif Facebook kullanıcılarının %64’ü Messenger kullanıyor. (12.04.2017)
  • 60 milyon işletme Facebook Messenger kullanıyor. (04.18.2017)
  • Facebook Messenger’da her gün 5 milyarın üzerinde emoji gönderiliyor. (17.07.2017)
  • Facebook Messenger’da her dakika ortalama 25 bin GIF gönderiliyor. (14.06.2017)
  • Facebook Messenger’daki en popüler reaksiyon: Love.

Bu istatistiklerin arkaplanında, kullanıcıların, her hareketinin izlenildiğini düşünmemek elde değil.

İstatistikler, kişisel blog yazarı olan Sibel Hoş tarafından derlenmiştir.
Buradan kişisel blog sayfasına göz atabilirsiniz.

Medium’un ilk kitabı: The Big Disruption

Twitter’ın kurucu ortağı Evan Williams tarafından geliştirilen blog platformu Medium üzerinden ücretsiz okuyabileceğiniz ilk uzun metrajlı roman yayımlandı.

Söz konusu olan kitap, Google’ın eski PR başkanı Jessica Powell  tarafından yazılan  “The Big Disruption”. Fast Company‘ye göre , Powell kitap anlaşmasından elde edilen geliri #YesWeCode’a bağışlayacak.

“Not long ago, it was Jessica Powell’s job to defend Silicon Valley. And while the events in her satire are purposefully and hilariously over the top, her diagnosis of Silicon Valley’s cultural stagnancy is so spot on that it’s barely contestable.”

–Farhad Manjoo, The New York Times

Medium sayfasındaki açıklamalara göre kitap, Slikon Vadisi’nin önemli bir şirketindeki iş yaşamının hicivli bir anlatımının ürünü. Ayrıca bir “kickass” açılış çizgisine sahip: “The only animal left standing was a one-eyed sea lion named Fred.”

The Big Disruption adlı kitap, yayımlanmış olduğu platform, (Medium) abonelerine özeldir. Medium abonesi iseniz ya da Medium’un her kullanıcısına sunduğu, “bir aylık makale okuma limitini*” geçmediyseniz ücretsiz abonelik sayesinde okuyabilirsiniz.
*Medium, ücretsiz paketinde, her kullanıcısına her ay okuyabileceği makale sayısı limiti koyuyor.

Söz konusu içeriğe disruption.medium.com bağlantısı üzerinden ulaşabilir, Medium aplikasyonları üzerinden kitabı okuyabilirsiniz.