WhatsApp reklam göstermeye hazırlanıyor

WhatsApp‘ı satın almak adına, 2014 yılında 16 milyar $ ödeme yapan Facebook, dünyanın en büyük sosyal ağı WhatsApp‘tan para kazanmayı planlıyor. WhatsApp‘a sonradan eklenen “Durum” özelliğinin reklam yayınlamak için kullanılacağı ortaya çıktı. Şirketten sızan bilgilere göre, uygulamanın ana gelir kaynağı “Durum” özelliğinden sağlanacak.

Durum özelliği esasında Hikayeler özelliğinin bir uzantısı olarak mesajlaşma uygulamasına dahil edilmişti. Şirketin bu “Durum” bölümünde reklam gösterme kararı pek sürpriz olmadı zira aynı şirket (Facebook), Instagram Hikayeler‘de zaten reklam gösteriyor ve bununla hatırı sayılır bir başarı elde etmişti.

WhatsApp Başkan Yardımcısı Chris Daniels, şirketin Durum sekmesinde reklam gösterimi yapacağına dair açıklamalarını yineledi. Deneyimli yönetici konuyla ilgili olarak “Bu şirket için ana para kazanma modeli olacak ve aynı zamanda işletmelerin WhatsApp’taki insanlara ulaşmaları için bir fırsat sunacak” dedi.

Gamification (Oyunlaştırma) neden bu kadar yaygınlaştı?

Gamification, (Oyunlaştırma) insanların, davranışlarını ve eğilimlerini değiştirmek için oyun mekanizmalarının, aslında oyun olmayan aktivitelere uygulanmasına denir. Bu yöntemin en büyük amacı, oyunlaştırmanın uygulandığı, aplikasyonda, web sitesinde, anket&form işlemlerinde vb. sistemlerde katılımı ve teşviki artırmaktır.

Swarm’da check-in yaparak mekanın mayor’ü olmaya çalışıyor, Yemek Sepeti’nde yemek siparişleri vererek bulunduğumuz konumun muhtarı olmaya uğraşıyor ve bazen de George Clooney* gibi 5 milyon uçuş mili toplamak için çabalıyoruz. İşte bunun sebebi, kullandığımız servislerde, gamification ile servisin içine gömülmüş olan oyun dinamiğinden** kaynaklanmaktadır.

*George Clooney’nin başrolünde oynadığı Up in the Air (Aklı Havada) filmindeki iş adamı, beş milyon uçuş mili toplamaya çalışmaktadır.
**Bir etkinliği oyun yapan eylemlere, aktivitelere ve kontrol mekanizmalarına oyun mekanikleri; bu mekaniklerin yarattığı motivasyon, elde etme arzusu duygularına oyun dinamiği denir. Ödül, seviye, rekabet, başarı gibi kavramlar oyun dinamğini oluşturur.

Gamification kavramının popüler olmasına en büyük katkıyı sağlayan 2 olay vardır. Bunlar;

  1. Rajat Paharia’nın, 2005 yılında Bunchball* adlı şirketi kurarak, müşterinin sadakat artışını sağlamak için geliştirdiği oyunlaştırma platformu,
  2. Pennsylvania Üniversitesi‘nde Hukuk Çalışmaları ve İş Etiği Profesörü olan Kevin Werbach’nın 2012 yılında Coursera yüklediği eğitim hatftalık eğitim programı.

Banchball* Tanıtım Videosu

Oyunlaştırma mekanizmasının en sık kullanıldığı alanlardan birisi de eğitimdir. 2. maddede bahsettiğim Prof. Kevin Werbach gibi eğitim alanında da oyunlaştırma mekanizması kullanılmaktadır. Bu sayede, öğrenme süreci, pasif ve sıradan olmaktan ziyade, keşfedilebilir bilgiler ile aktif ve öğrencilerin dikkatinin dağılmadığı bir öğrenim süreci elde edilebilmektedir. Eğitim alanında kullanılan gamification mekanizmasının en büyük örneği Scratch‘dir.

Scratch, ABD’de bulunan MIT’nin geliştirdiği, 8-16 yaş arası çocukların kullanımına göre tasarlanmış oldukça basit bir arayüze sahip programlama ortamıdır. Çocuklar, Scratch sayesinde, kodlama ekranından ziyadeoyunlaştırılmış bir arayüz kullanarak programlama mantığını öğrenmektedir.

Gamification, müşterilerin/kullanıcıların, kayıt olup, kişisel hesap oluşturabildiği her sisteme uygulanabilir. Basit bir forum sitesinde insanların sorunlarına cevap vererek kazandığınız puanlar da, bir e-Ticaret sitesinde alışveriş sonunda kazandığınız indirim kuponları da gamification mekanizması için örnek olarak sayılabilir. Bu tür kullanımlarda var olan müşteriyi/kullanıcıyı kaybetmeme amacı vardır.

Gamification için, firmalara proje oluşturan ve profesyonel destek veren oluşumlar Türkiye’de de yaygınlaşmaya başlamıştır. Bir çok öğrenci, GamificationAcademy gibi eğitimler sayesinde bu yönde istihdam sağlamaktadır.

Son olarak; bu yıl, Maarten Molenaar, Sylvester Arnab, An Coppens gibi isimlerin katılacağı Gamification Turkey Zirvesi‘nden bahsetmek istiyorum. Bir sonraki zirve, 15 Kasım 2018 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. Detaylı bilgiyi gamificationturkey.org sitesinden öğrenebilirsiniz.

Spotify – Apple Music – Fizy – Deezer | Hangisi daha mantıklı?

gün içerisinde defalarca arkadaşlığına ihtiyaç duyduğumuz müziği daha kaliteli, hızlı ve kolay erişebilir yapabilen bir çok müzik platformu var. müzik platformlarından hangisini tercih etmemiz konusunda ise araştırma yapmamız şart. zira birbirine yakın özelliklere ve fiyatlara sahip olsalar da bu müzik platformlarının arasında bir çok farklı özellik mevcut. sırayla bu müzik platformlarını inceleyelim.

spotify

 

müzik platformları arasında en yaygın olanı. her mobil ve masaüstü işletim sistemine uygun aplikasyonu olduğu gibi tarayıcı üzerinden de müziğinizi açabiliyorsun. eğer ücretsiz versiyon kullanmak istiyorsan mobil uygulamasında olduğu gibi, masaüstünde de “karışık çal” zorunluluğu yok. sadece 30 dakika ara ile kısa bir reklam sesi duyuyorsun. bu diğer rakiplerine göre ciddi bir özellik. ayrıca bu özellik yakında ücretsiz mobil versiyonlara da gelecek.

spotify, önceden arşivlediğiniz müzikleri de içe aktarmana olanak sağlar. bu sayede eski şarkılarını tekrar toplamak zorunda kalmazsın. ayrıca gün içinde çıkan bir albümü anında spotify üzerinden dinleyebilirsin. *bu madde diğer platformlar için de geçerli.

oluşturduğun çalma listelerini telefonuna indirebilirsin. albümün tamamını ya da istediğin bir parçasını yüksek kalitede çevrimdışı modda dinleyebilirsin. sildiğin çalma listeleri hemen kaybolmaz; bir süre çöp kutusunda saklanır. sırf sen o bir türlü adı aklına gelmeyen şarkıyı dinleyebil diye.

eğer yeni vodafone üyesi isen ya da vodafone’da sosyal medya tarifen varsa müzikleri dinleyip, indirmen kotandan yemez.

bir çok şarkının sözlerini uygulama içerisinde okuyabilir, kendi karaoke salonunu oluşturabilirsin.

aylık 13.99₺ gibi bir bedelle premium sahibi olabiliyorsun. ayrıca öğrenci isen senden sadece 7₺ istiyor. biz ailecek kullanacağız diyorsanız 6 hesaba kadar desteklenen “aile için spotify”ın fiyatı da 20.99₺.

apple music

aslında diğer markalar gibi apple music de spotify benzeri özellikler sunsa da dikkat çekici bir kaç farkı var. bunlardan bir tanesi, eğer apple marka cihazın varsa apple music’den 3 ay boyunca ücretsiz yararlanabiliyorsun. bunun yanı sıra en çok fark yaratan özelliği tv programlarını, video klipleri ve özel içeriklere de ulaşabilmemiz. ayrıca sunduğu cloud hizmeti ile müziklerini cloud üzerinde tutarak telefon hafızasını rahatlatabilirsin. üstelik apple, kendi müziğinizi yapabilme uygulamalarını da sunuyor. mainstage, garageband gibi.

aynı spotify gibi 13.99₺ olan apple music, öğrenciden 7₺; aile paketi için de 20.99₺ istiyor.

fizy

gelelim fizy’ye. fizy arkadaşımız da deneyebilmemiz için kendisini 1 ay ücretsiz sunuyor. ücretsiz versiyonunda ise bazı şarkıların sadece ilk 30 saniyesini dinletiyor. apple music gibi şarkının kliplerini izleyebildiğin gibi canlı konserleri de takip edebiliyorsun.

fizy’nin en büyük artısı ise turkcell ile olan anlaşması. eğer turkcell müşterisi iseniz sizden daha az ücret alıyor. üstelik fizy uygulaması içerisinde iken harcadığı internet kotadan düşmüyor. bu cidden büyük bir artı.

fizy, spotify ve apple music uygulamalarına göre daha karmaşık bir fiyatlandırmaya sahip. turkcell abonelerinden aylık 13.99₺ istenmekte. bu paketin ilk 3 ayı kampanya kapsamında 4₺. ancak turkcell abonesi değilseniz fizy premium için 15.99₺ ödemeniz gerekmekte.

ayrıca aylık şarkı sınırı bulunarak satın alabileceğiniz paketler de mevcut. örneğin, 50 şarkı 12.99₺ gibi.

deezer

deezer arkadaşımızın içinde diğer rakiplerinden farklı olarak deezer sessions ve deezer flow özelliği var. flow özelliği; sizin dinlediğiniz şarkıların tarzını,o tarzı dinlediğiniz saati, kaç kez dinlediğinizi kaydedip size yeni şarkılar öneriyor. bu spotify’da da var ama orada deezer flow gibi bir özel isim verilmemiş. üstelik 16 bits, 1.411 kbps ses kalitesi sunabiliyor.

fiyatlandırmada diğerleri gibi öğrencileri düşünmemiş. ancak premium versiyonu diğerleri kadar pahalı değil. 10₺ ödeyerek premium olabiliyorsun. 14.99₺ye aile boyu paketinden yararlanabiliyorsun.

16 bits, 1411kbps ses kalitesinden bahsettim. işte böyle bir kalitede müzik dinlemen için de deezer hifi’a abone olman gerekiyor. bu da senin her ay 19.99₺ ödemen demek.

sonuç olarak genel olarak şu daha mantıklı diyemem;
eğer web, masaüstü ve mobil cihazlar üzerinde de müzik dinleme durumun varsa spotify tercih edebilirsin.
apple kullanıcısı isen 3 ay boyunca apple music’i denemelisin. denemeden karar verme.
turkcell aboneleri için de fizy çok büyük avantaj. sokakta “kotam bitecek” korkusu yaşamadan müziğini dinleyebilirsin.
ha yok ben müziğin inciğini cinciğini çıkaracağım diyorsan deezer hifi tercih edebilirsin.