biryudumkitap.com | “Her sabah bir yudum kahve, bir yudum kitap. “

facebook bildirimleri, twitter etkileşimleri, youtube abonelikleri, profilinize bakan kişiyi bildiren linkedin, indirim kuponu yollayan yemeksepeti, vizyondaki filmleri hatırlatan cinemaximum, sepetinizdeki ürünün indirime girdiğini bildiren giyim mağazaları ve binlerce spam e-maili arasında tatlı, küçük ve defalarca okunulası bir e-mailcik. aslında buna e-mail demeye bin şahit çünkü gönderdikleri şey hikaye ve roman pasajları.

evet. kahvemizi yudumlarken, durakta otobüs beklerken ya da yeni bir kitap keşfetmek istediğimiz herhangi bir anda sırf okuyabilelim diye her sabah bir hikaye veya romandan pasaj bırakıyorlar mail kutumuza. üstelik bunu yaparken popülarite değil, edebiyat kaygısı güdüyor biryudumkitap.com.

ilk pasajını 1 aralık 2015’te göndermiş abonelerine. o günden bugüne çalıştığı dijital ajans ve abone sayısından başka hiçbir şey değişmemiş biryudumkitap.com‘un. hiçbir şey değişmediği gibi aboneliğin ücretsiz olduğunu ve her zaman ücretsiz kalacağını belirtiyor alparslan demir. hadi gelin biraz da bu girişimin kurucusu olan alparslan demir’den dinleyelim biryudumkitap.com’u.

siz de bir yudum kahve yanında bir yudum da kitap isterseniz  biryudumkitap.com sitesine gidip, adınızı ve e-posta adresinizi girerek abone olabilirsiniz. gönderecekleri abonelik onayı mailini de kontrol etmeyi unutmayın.

biryudumkitap.com hakkındaki gelişmeleri takip etmek için buradan twitter adresine ulaşabilirsiniz.
ayrıca bu linkten de “biryudumkitap alıntılar” adlı google chrome eklentisine ulaşabilirsiniz.

kendi kaderinin kuyusuna düştüğünde dahi parmağının ucunu kıpırdatacak güçten aciz, sadece istemişti. göklere kırılırken bile, kalbi erirken bile en fazla “hiç mi kimse benim için ‘allah seni bunaltmasın, darda komasın’ demedi?” diye sızlanmıştı kendi içinde. o hasta yatağında, bir şey olmasını, dışarıdan bir elin gelip kendisini kurtarmasını beklemişti yalnızca. kendi adına karar verecek birini, üzerindeki kördüğümü çözecek, kendisini bin yıllık bir bağdan azat edecek elin sahibini beklemişti daima.

mücella -nazan bekiroğlu

 

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir