YBS Okuyanların İzlemesi Gereken Film ve Diziler

Yönetim Bilişim Sistemleri, konu çeşitliliği bakımından oldukça geniş bir alanı kapsıyor. Bu yüzden birçok konuda az da olsa bilgi sahibi olmamız gerekmekte. Örneğin; pazarlama da bilmeliyiz, teknoloji de, ekonomi de, tasarım da. Biz de AkdeMIS olarak sizlere bilgilerimizi  aktararak fayda sağlamayı kendimize misyon edindiğimizden, hem yönetim hem bilişim alanından her konuda filmleri-dizileri sizler için derledim ve 8 film,  3 diziden oluşan bir liste haline getirdim. Siz de önerilerinizi yorumlarda belirtebilirsiniz. Liste sizlerle…

İlk Filmimiz: Snowden

Kimileri için sadece Joseph Gordon’ın oynadığı için bile izlenebilir nitelikte olan film, siber güvenlik meselesini Edward Snowden’ın gerçek hayattan uyarlama hikayesi ile kaliteli bir şekilde anlatması açısından en sevdiğim filmler arasındadır. Filmi izledikten sonra teknolojik aletlere bakış açınız değişecek ve büyük ihtimal ilk işiniz bir bant ile laptopunuzun kamerasını kapatmak olacaktır. Fragmanına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İkinci Film: Who Am I

Bu yazıyı okuyanların çoğunun izlediğiniz düşündüğüm bu film en havalı hacker filmlerinden biri.  Film Deep web ortamını iyi bir şekilde anlatıp siber şuç çetelerinin macerasını eğlenceli bir şekilde aktarıyor. Filmi izledikten sonra bilgisayarıma sanal bir linux sistemi kurmak ve kodlarla klasör oluşturmaktan ileriye gidememek hobilerim arasındadır 🙂 Film youtube’da mevcut buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Üçüncü Film: Enigma

Benedict Cumberbatch’in başrolde olduğu ve Benedict’in Sherlockvari, dahi bir karakteri canlandırdığı, ikinci dünya savaşı sırasında İngilizler tarafından Almanların şifrelerini kırmak üzere oluşturulan bilim insanlarından oluşan topluluğun Enigma adında ilk bilgisayarlardan birini yapmasını konu alan biyografi tadında bu film gerçekten etkileyici. Akıl Oyunları filmini izlediyseniz, ki izlemediyseniz izlemenizi öneririm o filmi sevdiyseniz bu filmi de seversiniz. Bu film de youtube’da mevcut buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Dördüncü Film: Umudunu Kaybetme (The Pursuit of Happyness)

Motivasyon filmleri denince akla gelen ilk filmlerden biri olan Umudunu Kaybetme, pes etmemenin başarıya ulaştıracağını anlatan her şeye rağmen hayalinden vazgeçmemeyi konu edinen muhteşem bir film. İzlemenizi tavsiye ederim filmin fragmanına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beşinci Film: The Terminal

Tom Hanks’in oynadığı komedi türünde olan bu yapımın konusu oldukça ilginç. Bir adam uçakla bir ülkeye seyahat ediyor ve yolculuk sırasında ülkesinde iç savaş nedeniyle darbe oluyor. Bu yüzden pasaportu geçersiz sayılan adam indiği havalimanında mahsur kalıyor. Pasaportu geçersiz sayıldığı için ülkeye giriş yapamıyor, savaş yaşandığı için de ülkesine dönemiyor ve ingilizce bilmeyen bu adamın başına terminalde gelmeyen kalmıyor. Eğer kaliteli bir komedi filmi arıyorsanız mutlaka izlemelisiniz. Günümüz dünyasında ingilizce bilmemenin ne gibi zorluklara yol açabileceğini anlatan film ders niteliğinde. Buraya tıklayarak fragmana ulaşabilirsiniz.

Altıncı Film: Sıkıysa Yakala (Catch Me if You Can)

Leonado DiCaprio’nun başrol oynadığı bu film iletişim ve ikna üzerine yoğunlaşıyor. 19 yaşında Frank’in yalan söyleyerek ve insanları yalanına inandırarak uçak pilotluğuna kadar uzanan macerasını ve bir detektifle (Tom Hanks) kovalamaca öyküsünü anlatan bu film sadece bu iki usta aktörlerin performansları için bile izlenebilir. Filme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu arada bonus olarak, Leonardo DiCapriyo’un bir diğer motivasyon filmi olan Para Avcısı’nı da öneririm eğlenceli bir filmdir.

Yedinci Film: Upgrade

Geçen yıl çıkan ve hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğüm bir film Upgrade. Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesi gibi günümüzde popüler olan bir konuyu iyi bir şekilde işleyen bu film; felç olan bir adamın bir stem adında yapay zekalı bir çip yardımıyla hareket etmesi ve kendini o hale düşürenlerden intikam almasını anlatan güzel bir film. Sonunda yaptığı ters köşe ile izlediğim filmler arasında en iyi sona sahip film olduğunu rahatça söyleyebilirim. Filmin fragmanını buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Son Film: Chef

Diyeceksiniz ki bir aşçılık filminin Yönetim Bilişimle alakası ne, şöyle anlatayım film iyi bir aşçının çalıştığı yerden istifa edip bir karavanla kendi işini kurmasını anlatıyor. Film hem eğlendiriyor hem de motivasyon sağlıyor. Film youtube’da mevcut izlemek için buraya tıklayın.

İlk Dizi: Black Mirror

Zaman zaman tekrara girse de, teknoloji ve ilerlediği yolu iyi bir şekilde aktaran bu yapım sanat niteliğinde. Toplamda 4 sezon olan bu dizinin her bölümünü izlemenize gerek yok, birbirinde bağımsız ama ana temanın teknoloji olduğu bu yapımın sadece en iyi bölümlerini, hikayesini beğendiklerinizi izleyebilirsiniz.

İkinci Dizi: The IT Crowd

En sevdiğim diziler arasında yer alan bu dizi, şirketin bilgi işlem departmanında çalışan üç arkadaşın yaşadıklarını konu alan yer yer kahkaha attıran kaliteli bir komedi dizisi. 20 dakikadan oluşan bölümleri sayesinde çerezlik dizi kategorisine giren dizimiz izlenmeye değer.

Son Dizi: Mr. Robot

Sanırım Mr. Robot suz bir dizi listesi düşünülemezdi. Siber Güvenlik ve Hack konusunu iyi bir şekilde işleyen bu film Rami Malek’in ilgi çekici karakteri ile de iyi bir atmosfer yaratıyor. Sadece ilk sezonunu izlediğim bu diziye devam etmeyi düşünüyorum. İzlemenizi de tavsiye ederim. İyi seyirler…

Bu yazının aslına ve daha fazlası için akdemis.org‘a göz atın.

 

WordPress yorumlar kısmından web sitesi sorusunu kaldırmak

WordPress altyapısı kullanan web sitelerde, yorum yapmak isteyen kullanıcılardan bazı bilgiler istenir. Bu bilgilerden bir tanesi “Web siteniz” (bazı sürümlerde “Site adınız”) sorusudur.

WordPress sitede yorumlar kısmında bulunan Web siteniz yazan kısmı kaldırmak için öncelikle tema klasörünün içerisinde bulunan “functions.php” dosyasını açıp, altına aşağıda bulunan kodu ekliyorsunuz.

function remove_comment_fields($fields) {
unset($fields['url']);
return $fields;
}
add_filter('comment_form_default_fields','remove_comment_fields');

functions.php adlı dosyamızı kaydettikten sonra, yorumlar kısmında artık “İnternet sitesi” ya da “Site adı” gibi bir soru görmeyeceksiniz.

Z Kuşağı Türkiye Araştırması Sonuçları

Teknoloji odaklı bir düşünce yapısı geliştiren Z kuşağı, iş dünyasına yeni bir soluk katmaya hazırlanıyor. Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz küresel araştırmaya göre, 1996 yılından sonra doğan ve Y Kuşağının ardından gelen Z Kuşağı, derin bir evrensel teknoloji anlayışının yanı sıra teknolojinin çalışma ve yaşama biçimlerimizi dönüştürme potansiyelinin de farkında.

Araştırmanın Türkiye sonuçlarına bakıldığında çarpıcı sonuçlar ortaya çıktığını dile getiren Genel Müdürümüz Sinan Dumlu, “Dünya çapındaki yaşıtlarına kıyasla çok daha özgüvenli ve teknolojoiye meraklı bir nesil Türkiye’de ortaya çıkıyor. Onlar için en son teknolojilerle çalışmak çok önemli ve belirleyici rol üstleniyor. İnsanların makinelerle birlikte entegre olarak çalışacağını düşünen bu nesil, kişisel veri güvenliğini de oldukça önemsiyor. Dijital dönüşüm ile birlikte yepyeni bir alanda rekabet edecek şirketlerin bu yeni çalışan nesline de uyum sağlaması rekabette ayakta kalmasının temellerinden birini oluşturuyor” dedi.

Dimensional Research tarafından Dell için Ağustos – Eylül 2018 arasında dünya çapında 17 ülkede 12 binden fazla lise ve lise sonrası okullara devam eden öğrencilerle yapılan çalışmanın Türkiye sonuçlarında öne çıkanlar şu şekilde:

Türkiye’deki Z Kuşağı Teknolojiyi Geliştiren Taraf Olmak İstiyor

Ülkemizdeki Z kuşağının yüzde 57’si dünya ortalamasını aşarak araştırma ve geliştirme gibi teknolojinin geliştirildiği alanlarda çalışmak istiyor.

En son teknolojilerle çalışmak bizim için belirleyici

Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 86’sı en son teknolojilerle çalışma konusunda ilgi göstererek tüm dünyadaki akranlarını geride bırakırken, ABD’deki akranlarına (yüzde 68) büyük fark attılar. Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 66’sı aynı koşulları sunan bir iş yerinde sağlanan teknolojinin iş tercihinde önemli yeri olduğunu belirtirken bu oran Amerika Birleşik Devletleri’nde yalnızca yüzde 37.

Teknoloji okur yazarlığında kendimize güvenimiz dünya zirvesinde

Türkiye’deki Z jenerasyonu, teknoloji okur yazarlığı düşünüldüğünde yeni teknolojileri iş ve özel yaşamına entegre etmede yüzde 47 oranında mükemmel olduğunu düşünüyor. İngiltere’deki akranlarının ise yalnızca yüzde 30’u aynı şekilde düşünürken, dünya ortalaması yüzde 33.

Teknoloji yeteneklerimize güveniyoruz ama tecrübe istenmesinden endişe ediyoruz

Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 57’si, okuldan mezun olduğunda işe girerken çalışanlarda aranan teknoloji yetenekleri konusunda kendine güveniyor. Fransa’da bu oran yalnızca yüzde 40. Ancak Türkiye’deki her iki Z jenerasyonuna dahil olan gençten biri okul bitip, işe başladığında çalışmadan tecrübe edinmek mümkün olmadığı halde çalışanlardan tecrübe istenmesinden endişe ediyor.

Her 3 gençten 1’i veri analizinde mükemmel olduğunu düşünüyor

Veri analizi ve sonuçları değerlendirme yeteneklerinde de Türkiye’deki gençlerin yüzde 32’si mükemmel olduğunu düşünürken, dünya ortalamasını (yüzde 23) geride bırakıyor. Makinelerin yapabileceği çözümleri düşünebilme ve ifade etme konusunda da Türkiye’deki gençler yüzde 27 ile dünya ortalamasının (yüzde 20) ve ABD’deki akranlarının (yüzde 19) üzerinde görüş veriyor.

Makinelerle birlikte çalışacağımızı düşünüyoruz

Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 53’ü insan ve makinelerin entegre bir ekip olarak çalışmasını bekleyerek bu alanda dünyanın en iyimser kitlesini oluşturdular.

Ebeveyn ya da arkadaşlardansa Youtube’a güveniyoruz

Dünya çapında Z jenerasyonu, ilk kez bir şey yapmaya ihtiyaç duyduklarında değişik gruplardan tavsiyeler almayı tercih ediyorlar. İngiltere’de ebeveynlere ya da daha yaşlı insanlara danışılırken, Fransa’da arkadaşlara güveniliyor. Türkiye’de ise Z jenerasyonu ilk kaynak olarak ve iş yerinde bir ihtiyacı olması durumunda YouTube videolarını tercih edeceğini belirtiyor.

Veri güvenliğini en çok biz önemsiyoruz ama en az biz dikkat ediyoruz

Teknolojiyi kullanırken kişisel verinin güvenliği Türkiye’deki Z jenerasyonu için (yüzde 61) dünya ortalamasının (yüzde 44) üzerinde önem taşırken, sosyal medya paylaşımlarına dikkat etmede (yüzde 61) ortalamanın (yüzde 72) gerisinde kalıyor.

İş arkadaşlarımızla telefonda iletişim kurmayı tercih ediyoruz

Türkiye’deki Z jenerasyonu iş arkadaşı ya da yöneticisiyle telefonda (yüzde 38) iletişim kurmayı tercih ederken, dünya ortalaması yalnızca yüzde 21. ABD’de bu oran yüzde 11’e kadar düşüyor. Dünyadaki Z jenerasyonun yüzde 43’ü, ABD’deki aynı jenerasyonun yüzde 47’si yüz yüze görüşmeyi tercih ederken, Türkiye’de bu oran sadece yüzde 31.

Orjinal kaynak: Z Kuşağı Türkiye Araştırması Sonuçları
https://blog.dellemc.com/tr-tr/z-kusagi-turkiye-arastirma-sonuclari/

2019’un muhtemel dijital trendleri

2019 yılında; 5G mobil uygulamaların yanı sıra; e-spor, online eğitim, yapay zeka destekli çözümler ve perakende gibi uygulamalar günlük hayatımızda daha çok duyacağımız terimler olacak.

5G Mobil Uygulamalar Geliyor

Şu an kullandığımız 4G (LTE) ağından çok daha hızlı hizmet vermesi planlanan 5G teknolojisini yakın zamanda yaygınlaştığını görmeye başlayacağız. 2019 yılı içerisinde 5G uygulamaları, dünyanın gelişmiş ülkelerinde yer bulacak. 2019 yılının son çeyreğine doğru ise, 5G destekli mobil cihazların tanıtılması bekleniyor.

Chatbotslar Yaygınlaşacak

“Yapay zeka formlarının hayatlarımıza girmesi” şeklinde tanımlayabileceğimiz Chatbotslar, yakın zamanda telefon ve bilgisayarları kullanma biçimimizi kesin olarak değiştirecek.
Chatbotslar, gelecekte kullanıcıların söylediklerini çok kısa sürede analiz edecek ve kullanıcıların isteklerini yerine getirmek için kullanıcılarını etkileyecek.

Akıllı Hoparlörler

Amazon Alexa, Google Home ve Apple HomePod gibi akıllı hoparlörler, son birkaç yıldır tüketici teknoloji pazarında bir yer edinmişti. Sorulan soruları yanıtlayabilme özelliği taşıyan, kablosuz, sesle kontrol edilebilen; çeşitli aplikasyonlar üzerinden müzik çalma, günlük haber özetlerini dinleyebilme, alarm kurma, yemek tarifi bilgileri alma, internet üzerinden sipariş verme vb. işlevleri yerine getirebilen akıllı hoparlörler, 2019 yılında daha da yaygınlaşacak.

E-Spor’a Yönelik Yatırımlar Artacak

Türkiye’de 4 milyon, dünya genelinde 200 milyon civarında oyuncusu bulunan ve mevcut hacmi 1 milyar dolara yaklaşan e-spor ekonomisinin yarattığı toplam hacmin önümüzdeki 3 yıl içerisinde 5 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Online Eğitim Alan Kişi Sayısı Artacak

Öğrenmede esneklik, düşük maliyet, kolay erişebilirlik ve animasyonlu öğrenme avantajlarıyla yaygınlaşan online eğitim sektörü, önümüzdeki yıl, dünya genelinde olacağı gibi Türkiye’de de büyümeye devam edecek.

Video İzleme Oranları Artacak

Video içerik pazarlaması günden güne gelişme gösteren bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Sanal gerçeklik çözümleri,  360 derece videolar ve canlı yayın içerikleri son yıllarda video içerik sektörlerine yeni bir soluk getirdi. Yenilikler, video izlenme oranlarının yeni yılda artacağının göstergesi.

Sesli Arama Özelliği Yaygınlaşacak

Kelime ile aramanın daha da gelişmiş hali olan ‘ses’ ile arama özelliği, e-ticaret sitelerinde arama opsiyonu olarak karşımıza çıkacak. Sesli arama özelliğinin 2019 yılı sonunda yaygınlaşması öngörülüyor.

AkdeMIS.org açıldı

Akdeniz Üniversitesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Yönetim Bilişim Sistemleri öğrencileri tarafından, 2016 yılında, Uygulamalı Fikirler Topluluğu kulübünün kapsamı altında kurulan AkdeMIS; kurulduğu andan itibaren üniversitenin, fakültenin ve bölümünün tanıtımını yapma amacı içerisinde.

Benim de öğrencisi olduğum, Akdeniz Üniversitesi, Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünün öğrencileri tarafından kurulan AkdeMIS‘i, lisans hayatıma başladığım ilk günden beri takip ediyor; düzenlenen/katılım gösterilen bütün etkinliklerde aktif rol üstleniyordum.

2018-2019 eğitim & öğretim yılı içerisinde düzenlenen, AkdeMIS Yönetim Kurulu Seçimi sonucunda Yönetim Kurulu Üyesi olduğum AkdeMIS’in resmi web sitesi, akdemis.org‘u açtık.

Fikir aşamasından, son haline kadar; bütün aşamalarında işin içerisinde olduğum akdemis.org‘un asıl amacı bölümümüzü tercih etmek isteyen öğrenciler ile iletişim kurabilmek; birincil kaynak oluşturabilmek.

İçerisinde, öğrenci topluluğu ile iletişime geçebileceğiniz, yönetim ve bilişim ayağından güncel haberleri takip edebileceğiniz, düzenlenen/düzenlenecek etkinliklerden haberdar olabileceğiniz altyapıyı bulunduran akdemis.org‘a buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

AkdeMIS: https://akdemis.org
AkdeMIS Blog: https://akdemis.org/blog

Uludağ’ın Zirvesi ve Bursa’da Yaşananlar

Yaklaşık 4-5 hafta önce, Uludağ Üniversitesi, Yönetim Bilişim Sistemleri Topluluğu üyeleri tarafından düzenlenecek olan “Uludağ’ın Zirvesi” etkinliğine davet edilmiştik. 23 Aralık 2018 tarihinde düzenlenen etkinliğe, 30 kişilik AkdeMIS ekibi olarak katılım sağladık.

Cumartesi gecesi, Antalya’da başlattığımız yolculuk, pazar sabahı 07:30 gibi bitti ve Bursa’ya vardık. İndiğimiz noktada bizi karşılayan UYBİST görevlileri ile kahvaltı noktasına gittik; zirve öncesi karnımızı doyurduk.

Soğuk havanın hakim olduğu İnegöl’de, konferans salonuna vardık. Konferans salonuna girer girmez, ikram konusuna özen gösterildiği göze çarpan bir detaydı. Misafirler, akış başlayana kadar ikramlarla birlikte birbirleriyle tanışma fırsatı buldu. Her üniversite, salona yerleştikten sonra program başlatıldı; açılış konuşması klişesi yaşandı.

Baş konuşmacı olarak İnegöl’de bulunan, Olcay Aksoy ile zirve hız kazanmaya başladı. ogrencikariyeri.com fikrinin öğrencilik yıllarında ortaya çıktığını anlatan Aksoy, girişimciliğinin, neleri başardığını ve neler hedeflediklerini anlattı.

Olcay Aksoy

2. konuşmacı olarak İnegöl’de bulunan Alper Özcan, yeni teknolojiler hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Giyilebilir teknolojilerin geçmişten günümüze geçirdiği evrim ve gelecekte bizleri neler beklediğini anlatan Özcan, sunumu sonrasında Microsoft’un ürettiği, Hololens’in, ne gibi özelliklere sahip olduğunu, neler yapabildiğini gibi teknik özellikleri, Hololens’i kullanarak anlattı.

Hololens hakkında kısa bir videoya buradan ulaşabilirsiniz.

Alper Özcan’ın sunumundan sonra, 1.5 saatlik yemek molası fırsatı bulduk. Yemek sonrasında, Erbakan Malkoç‘un sahneye çıkmasıyla yeniden salonda yerlerimizi aldık.

Kendi çocukluğundan, iş hayatına nasıl başladığından, girişimcilik, liderlik ve başarı gibi konular üzerinde duran Erbakan Malkoç, kafalarda birçok soru işareti bıraktı. Şirketinde mühendisler çalıştıran Malkoç, ilkokul mezunu olduğunu belirtmesinun yanı sıra üniversitenin de “boş” olduğunu söyledi.


Erbakan Malkoç sonrasında sahneyi sırayla, Alper Başaran, İsa Uysal gibi isimler aldı. Alanları farklı olsa da, her ikisinin de girişimcilik hikâyelerinin birbirine benziyor olması dikkat çekti.

Zirve sonrası, AkdeMIS olarak, kısa bir Bursa gezisi yapmaya karar verdik. Fotoğraflarda gördüğünüz, Bursa’nın tarihi yerlerini çıplak gözle görme fırsatı yakaladık.

Bir günlük maraton gibi süren ‘Uludağın Zirvesi’ bir kaç aksaklığa rağmen başarılı bir şekilde sonlandı. Özellikle, Güler yüzlerle bizleri karşılayan, aynı şekilde uğurlayan Uludağ Üniversitesi, Yönetim Bilişim Sistemleri öğrencilerine teşekkürler. Güç imkanlar iceridinde etkinlik planlayan ve bu olanı uygulayabildikleri için tebrik etmek gerek.

İşkoliklik ve Organizasyon İçerisinde İşkolizm

İşkolizm, aşırı çalışma ve işe/çalışmaya karşı bağımlılık olarak tanımlanmaktadır.

Oates tarafından; kompulsif ve kontrol edilemeyen bir şekilde sürekli çalışma ihtiyacı olarak tanımlanmıştır. İşkolikliği tanımlamada, çalışma süresini kriter olarak kabul eden araştırmacılar da vardır: Araştırmacılara göre; Haftada en az 50 saat çalışan kişiler işkolik olarak değerlendirmektedir.

Statista’nın 2015 yılı verilerine göre;

Türkiye’de çalışan insanların %23.3’ü, haftalık 60 saat ve üzeri boyunca çalışıyor.

İşkoliklik, çalışma yaşamı ve üretim açısından olumlu bir kavram olarak, hatta; İYİ BİR BAĞIMLILIK olarak nitelendirilse de genellikle; OLUMSUZ bir kavram olarak kabul edilmektedir.

İŞE ADANMIŞLIK ve İŞKOLİKLİK

İşe gönülden adanma ve işkoliklik birbirinden farklı kavramlardır. Her iki durumda da; Çok çalışma söz konusudur ancak gönülden çalışanlarda İÇSEL BİR MOTİVASYON söz konusu iken, işkolikler için çalışmak istemeseler dahi İÇSEL BİR ZORLAMA söz konusudur.

  • İşle ilgili aşırı zihinsel uğraş,
  • İş ve çalışmaya aşırı zaman ayırma,
  • Çalışmadığı zamanlarda yoksunluk belirtileri,
  • Çalışmaya yönelik olarak içten gelen bir baskı ve zorlanma hissetme,
  • Aşırı çalışma yüzünden ilişkilerinde ve özel yaşamında sıkıntılar yaşama,
  • Çalışabilmek için aile üyelerine, arkadaşlarına ve çevresine yalan söyleme,
  • Çalıştığını diğer insanlardan saklama ihtiyacı ve
  • Sosyal etkinliklere, eğlenceye ve uykuya harcanan zamanın boşa harcandığını düşünmek gibi durumlar,
    işkolikliği, işe gönülden bağlı olma konusundan ayıran hususlardır.

Ayrıca; işkolik kişiler de diğer çok çalışanlar gibi, yapılan işten motivasyon duymak ile beraber işten duydukları memnuniyetlik duygusu işkoliklerde narkotik bir etki göstermektedir. İşkolikler, bu narkotik etkiyi sürekli hissedebilmek için devamlı çalışırlar.

İŞKOLİKLİK BİR HASTALIK MIDIR?

İşkolik olan kişilerde psiko-sosyal işlevlerde bozulma görüldüğü için; psikolojik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. İşkoliklik hayatınızı etkileyen ve size zarar veren bir durum haline gelmişse bu aşamada hastalık kesinleşmiştir.

İŞKOLİKLİK ve TÜKENMİŞLİK

Yapılan araştırmalara göre işkoliklik düzeyindeki artışın;

  • Zihinsel
  • Fiziksel
  • Duygusal
  • Davranışsal

tükenmişliği arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Yani;
işkoliklik ile tükenmişlik arasındaki ilişkinin doğru orantılı olduğunu varsayabiliriz.

İŞKOLİKLİK TİPLERİ

İşkolizm, kişinin işe karşı tutumu ile ilgili olup, kişinin işe yüklediği anlam, işe motive olmasının nedenleri, işten elde ettiği doyum, işe karşı gösterdiği ilgi vb. faktörlere bağlı olarak farklı işkoliklik tiplerini ortaya çıkarmaktadır

  • Gerçek işkolik
  • Durumsal işkolik
  • Sözde işkolik
  • Hayalperest işkolik

olarak 4 adet işkoliklik tipi vardır.

SPENCE VE ROBBİNS İŞKOLİK TİPOLOJİSİ

ORGANİZASYON İÇERİSİNDE İŞKOLİZM

İşkoliklik davranışı gösteren çalışanlar kısa dönemde birçok başarılı çalışma ile organizasyona katkılar sağlarken, uzun dönemde;

  • Fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar,
  • Stres,
  • Odaklanamama,
  • Dikkat eksikliği,
  • Kronik yorgunluk,
  • İşten ayrılma isteği,
  • İşe karşı zamanla isteksizlik,
  • İşten kaçma ve işe geç kalma

gibi belirtilerle organizasyonun verimsizliğine neden olmakta, bu durum organizasyonun maliyetlerini arttırmaktadır.

İŞKOLİKLİK ÖNLENEBİLİR Mİ?

İşkoliklik, aynı alanı paylaşan kişiler arasında yayılan bulaşıcı bir hastalık özelliği göstermektedir. Organizasyonlarda işkolizmin önlenmesi için;

  • Kişisel Danışmanlık
  • Aile Terapisti
  • İşyeri Politikaları

gibi uygulamaların gerekliliği şarttır.

İŞKOLİKLİĞİN ÖNLENMESİ İÇİN İŞYERİ POLİTİKALARI

İşkolik çalışanların, organizasyon üzerinde yarattığı olumsuz etkiler, iş devir oranlarının incelenmesi ve performans değerlendirme sonuçları aracılığıyla ölçümlenebilir. Bu bağlamda, organizasyonların işkoliklik davranışının olumsuzluğundan kurtulabilecek bir kurumsal iyileştirme programını uygulamaya koyması gerekmektedir.

Organizasyonun insan kaynakları biriminin çalışan destek sistemini kurum politikalarına dahil ederek, işlerlik kazandırması işkolik çalışanların sayısının azalmasını sağlayabilir.

Organizasyonda koçluk sisteminin yerleştirilmesi ile çalışanlarla ilgilenme düzeyini arttırarak, çalışan davranışlarının daha iyi değerlendirmesine olanak tanınabilir. Böylece işkolik çalışanların belirlenerek, destek sağlanması mümkün olabilir.

Başarı mı? Başarısızlık mı?

Geçtiğimiz Cumartesi, 4. Akdeniz Bilişim Zirvesi’ndeydim.

3. Akdeniz Bilişim Zirvesi konuşmacılarından olan Özgür Akın, konuşmasının sonunda bir söz vererek, 4. Akdeniz Bilişim Zirvesi‘nde, Konya’da üretilen robotlarından getirecekti. Nitekim sözünü tuttu ve geçtiğimiz Cumartesi, ikisi ‘Mini Ada’ biri de ‘Ada GH6’ model 3 robot, sahneye çıkarılarak davetlilere tanıtıldı.

Özellikleri arasında dans etmek, sorulan sorulara cevap vermek ve sunum yapmak için bulunan robotlardan ‘Mini Ada’ modellerinden biri, kontrolden çıkarak sahneden düştü. Yaklaşık 1 metreden düşen 85 bin TL değerindeki Mini Ada’nın başı ve önündeki dijital ekran parçalandı. Bu durum, sosyal medyada çok konuşuldu; Akdeniz Bilişim Zirvesi de bu vesileyle Türkiye gündemine oturdu.

Bir anda, sosyal medyada gündem olan Mini Ada, Türkiye’yi de ikiye böldü. Bir tarafta, “robotları konuşuyor olmamızın bir başarı olduğunu” dile getirenler; bir yandan da “robotların düşmemesini sağlayamayacak kadar başarısız” beyanında bulunuldu. Bu durum bir yandan da Japon robot Asimo’yu hatırlattı.

Honda’nın üretmiş olduğu, yürüyen, merdiven çıkabilen (ve de merdiven inebilen) Asimo’nun düşüş anını bir hatırlayalım:

Sonuç olarak, dünya Endüstri 4.0’ı konuşurken, Asimo’nun memleketi olan Japonya, Japonya 5.0’ı konuşmakta. Tabi ki bunda teknolojinin, hep Japonya gündeminde kalıyor olmasının avantajı büyük. Bunu da Asimo ve diğer robotların ülkelerine yaptığı hizmetlere borçlular Japonlar.

“İyi de bizim Japonlar gibi mühendislerimiz yok!” demeyin. Eğer demeye de kalkışıyorsanız, bir kez daha baştan okuyun haberleri. Konyalı Robot diyoruz Mini Ada’ya ve diğer kardeşlerine. Öyle parçalarını da başka ülkelerden alıp Konya’da monte etmeli bir üretim değil. Yani; bizim de Japonlar gibi mühendislerimiz, bu tarz zirvelerde bulunan mühendis adaylarımız var.

Türkiye’nin; siyaset, futbol, eğlence(!) programları vb. gibi başı çeken gündemlerinin arasında böyle bir haberin, ilgi görmesi ayrıca sevinilecek bir durumdur. Robotlarımız da düşe kalka büyüyecekler.

Son olarak Emrah Kozan’ın konu ile ilgili attığı tweet’i paylaşmak istiyorum:

Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürler.